Bir sanık, silahlı terör örgütünün sivil itaatsizlik eylemleri çerçevesinde kurduğu sözde 'demokratik çözüm çadırı' için belediyeye ait çadırı ve yeri tahsis etmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5345 K. sayılı kararında, bu eylem neden 'silahlı terör örgütüne yardım' suçu olarak nitelendirilmiştir?
Yargıtay, bu eylemi 'silahlı terör örgütüne yardım' suçu olarak nitelendirirken, eylemin objektif niteliği ile failin sübjektif durumunu (kastını) bir arada değerlendirmiştir. Karara göre bu eylemin yardım suçunu oluşturmasının nedenleri şunlardır: 1. **Eylemin Objektif Niteliği:** Sanığın tahsis ettiği çadır ve yer, masum bir sivil etkinlik için değil, 'silahlı terör örgütünün sivil itaatsizlik faaliyetleri çerçevesinde' kullanılmıştır. Çadırda, terör örgütünün propagandasını yapan pankartlar, flamalar ve örgüt mensuplarının silahlı fotoğrafları gibi örgütsel materyallerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, tahsis edilen yer ve çadırın, örgütün amaçlarına hizmet eden, onun propagandasını yapan ve faaliyetlerini kolaylaştıran bir platforma dönüştürüldüğünü göstermektedir. Bu, örgüte somut ve maddi bir imkan (yer ve malzeme) sağlama niteliğindedir. 2. **Failin Manevi Unsuru (Kastı):** Kararda, sanığın (belediye başkanı) bu durumdan 'haberdar olduğu' ve 'bilerek' bu tahsisi yaptığı kabul edilmiştir. Yani, sanık, tahsis ettiği çadırın ve yerin terör örgütünün propagandası ve faaliyetleri için kullanılacağını bilmekte ve bu sonuca rıza göstermektedir. Bu durum, TCK m. 220/7'de aranan 'bilerek ve isteyerek' yardım etme şeklindeki kast unsurunun gerçekleştiğini gösterir. 3. **Yardımın Niteliği:** Örgüte yer ve malzeme temin etmek, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, örgüte yardım suçunun tipik maddi unsurlarından biridir. Bu eylem, örgütün toplum içinde görünürlüğünü artırmasına, propaganda yapmasına ve faaliyetlerini sürdürmesine somut bir katkı sağlamaktadır. Bu nedenlerle Yargıtay, yerel mahkemenin beraat kararını hatalı bularak, eylemin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğuna ve sanığın bu suçtan mahkum edilmesi gerektiğine karar vermiştir.