Bir sanık hakkında TCK m. 174 uyarınca tehlikeli madde bulundurma suçundan temel ceza belirlenirken, cezanın hem 3713 s.K. m. 5/2 uyarınca artırılması hem de TCK m. 62 uyarınca indirilmesi sırasında hesap hatası yapılmıştır. Ancak sonuç ceza değişmemiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2018/1044 K. sayılı kararında bu durum nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24985

Yargıtay'ın anılan kararında, hapis cezası yönünden yapılan hesap hatasının sonuç cezayı etkilememesi nedeniyle bu durum bir bozma nedeni olarak görülmemiştir. Ancak, adli para cezası yönünden yapılan hesap hatası, sanık aleyhine bir sonuç doğurduğu için düzeltilerek onama kararı verilmiştir. **Değerlendirme:** 1. **Sonuç Cezayı Etkilemeyen Hata:** Kararda, sanık hakkında TCK m. 174/1'den belirlenen 4 yıl 6 ay (54 ay) temel hapis cezasının, 3713 s.K. m. 5/2 uyarınca 2/3 oranında artırılması gerekirken (54 + 36 = 90 ay = 7 yıl 6 ay), mahkemenin hatalı bir hesapla doğrudan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmettiği belirtilmiştir. Ancak devamında TCK m. 62 indirimiyle ulaşılan sonuç ceza doğru olduğu için, bu ara hesap hatasının sonuca bir etkisi olmamıştır. Bu nedenle Yargıtay, bu tür sonuca etkisiz, bariz hesap hatalarını mutlak bir bozma nedeni olarak görmeyip, bu hususa işaret etmekle yetinmiştir. 2. **Sonuç Cezayı Etkileyen Hata:** Aynı kararda, temel adli para cezasının artırımı ve indirimi sırasında yapılan hesap hatası, sonuçta sanığın daha fazla adli para cezası almasına neden olmuştur (333 gün yerine 350 gün). Bu, sanık aleyhine somut bir sonuç doğuran bir hukuka aykırılıktır. Bu nedenle Yargıtay, hükmü bu yönden bozmuş, ancak yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği için CMK m. 322 uyarınca hatayı düzelterek (420 gün yerine 400 gün, 350 gün yerine 333 gün yazarak) hükmün onanmasına karar vermiştir. Bu karar, Yargıtay'ın hesap hatalarını değerlendirirken, hatanın 'sonuç cezaya' etki edip etmediğini temel bir kriter olarak aldığını göstermektedir.