Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/292 E., 2018/256 K. sayılı kararında, sanığın temyizden vazgeçmesi hususu nasıl değerlendirilmiştir? Özellikle CMK madde 266/3'ün buradaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249842

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/292 E., 2018/256 K. sayılı kararında, ceza miktarı yönünden resen temyize tabi olmayan yerel mahkeme direnme hükmünün, sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesinden sonra sanığın açıkça temyizden feragat ettiğini belirten dilekçelerinin 'temyizden vazgeçme niteliğinde' olduğu kabul edilmiştir. CMK madde 266/1'e göre, kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak, maddenin 3. fıkrası, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesinin geçerli sayılacağını öngörür. Somut olayda bu istisna hal (örneğin sanığın 18 yaşından küçük olması) söz konusu olmadığından, sanığın temyizden vazgeçmesi geçerli kabul edilmiş ve dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.