Bir sanık, mağduru öldürmeye karar vermiş ve bu kararında sebat göstermiştir. Ancak eylemini gerçekleştirmek için herhangi bir hazırlık veya plan yapmamış, aniden karşısına çıkan mağduru o an bulduğu bir aletle öldürmüştür. Yargıtay'ın birleşik teorisine göre bu olayda tasarlama suçu oluşur mu?
Hayır, Yargıtay'ın benimsediği birleşik teoriye göre bu olayda tasarlama suçu oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre tasarlamanın varlığı için üç unsurun bir arada bulunması gerekir: 1) Sebatla ve koşulsuz karar verme, 2) Karar ile eylem arasında ruhi sükunete ulaşmaya yetecek makul bir sürenin geçmesi, 3) Eylemin belirlenmiş bir kurgu dahilinde icra edilmesi. Sorudaki olayda, ilk unsur (karar verme ve sebat) gerçekleşmiş olsa bile, üçüncü ve en önemli objektif unsur olan 'belirlenmiş bir kurgu dahilinde icra etme' unsuru eksiktir. Sanık, eylemi önceden hazırladığı bir plana göre değil, ani gelişen bir fırsattan yararlanarak ve o an bulduğu bir aletle işlemiştir. Bu durum, eylemin tasarlanmadığını, ani bir kastla işlendiğini gösterir. Tasarlama, sadece zihinsel bir süreç olan 'öldürmeyi düşünmek' veya 'karar vermek' değildir. Bu zihinsel sürecin, eyleme yönelik somut bir hazırlığa ve plana dönüşmesi gerekir. Failin, suçu tesadüflere bırakmayacak şekilde bir senaryo hazırlaması ve bu senaryoya uygun hareket etmesi, tasarlamanın ayırt edici özelliğidir. Somut olayda bu planlama ve kurgu unsuru bulunmadığı için, sanık TCK m. 82/1-a'dan değil, TCK m. 81 uyarınca kasten öldürmenin basit halinden sorumlu tutulmalıdır (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-oldurme-sucu-ve-haksiz-tahrik).