Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde, icra takip dosyasında vekil tarafından yapılan 'borca itiraz' işleminin niteliği ve kapsamı nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249779

Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesinin (İİK m. 62) 'Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrası anlamında bir adli işlem' olduğu belirtilmiştir. Borçlunun vekili sıfatıyla ödeme emrine itiraz eden kişinin baroda yazılı avukat olması gerektiği, avukat olmayan kişinin yaptığı itirazın geçerli olmadığı vurgulanmıştır. Kanun koyucunun ödeme emrine itiraz içeriği konusunda borçluyu sınırlandırıcı bir düzenlemeye yer vermediği, 'itiraz ediyorum' demenin bile yeterli olduğu belirtilse de, kısmi itiraz ve imzaya itiraz hallerinde açıkça beyan zorunluluğu vardır. Bu itiraz, takibi durdurur (İİK m. 66/1). Kararda, bu itiraz işleminin 'icra hukuku' kapsamında bir işlem olduğu ve 'itirazın iptali davası'nın ise genel bir hukuk davası olarak ondan farklılaştığı temel ayrımı yapılmıştır.