İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca, 'itirazın iptali davası' ile 'itirazın kaldırılması yolu' arasındaki temel hukuki farklar nelerdir? Özellikle yargılama usulleri, görevli mahkeme ve elde edilen kararların niteliği açısından değerlendiriniz.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı kararına göre, 'itirazın iptali davası' ile 'itirazın kaldırılması yolu' arasında temel hukuki farklar bulunmaktadır: * **Hukuki Niteliği:** İtirazın iptali davası, İİK m. 67 uyarınca genel hükümlere tabi 'normal bir hukuk davasıdır' (HMK'ya tabi). İtirazın kaldırılması ise, İİK m. 68-70 uyarınca icra takibi prosedürü içinde devam edilmesini sağlayan bir 'talep'tir, dava değildir (İİK m. 18 uyarınca basit yargılama usulüne tabi). * **Görevli Mahkeme:** İtirazın iptali davası genel mahkemelerde (asliye hukuk, iş mahkemesi vb.) açılır. İtirazın kaldırılması talebi icra mahkemesinde incelenir. * **Kararların Niteliği:** İtirazın iptali davası sonucunda verilen hüküm, 'maddi anlamda kesin hüküm' teşkil eder, yani uyuşmazlığın esasını çözer ve aynı konuda yeniden dava açılamaz. İtirazın kaldırılmasına ilişkin icra mahkemesi kararı ise 'maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez'. Sadece yapılan takip bakımından tarafları bağlar ve takip hukuku bakımından kesin hüküm oluşturur. Bu nedenle, kaldırılma kararına karşı menfi tespit veya istirdat davası açılabilir, kaldırılma talebinin reddi halinde ise alacaklı genel mahkemede itirazın iptali veya alacak davası açabilir (Yargıtay Büyük Genel Kurulu - Karar: 2022/3).