Hâkimin delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir yetkisi, suçun sübutu açısından nasıl bir denetim sürecini gerektirir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Bylock kullanımına ilişkin kararında bu husus nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249698

CMK'nın 217. maddesi uyarınca hâkimin kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayalı vicdani kanaatiyle serbestçe takdir etmesi esastır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3761 E., 2018/533 K. sayılı kararı, Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanıldığı kabulünden hareketle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunu belirtmiştir. Ancak, dosyaya kovuşturma aşamasından sonra konulan ve sanığın Bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı tespit ve değerlendirme tutanağı ile eklerinin ve teşhis/beyan tutanaklarının CMK 217 gereği 'duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan ve gerekirse beyanda bulunan şahıslar yargılamada dinlendikten sonra' hüküm kurulması gerektiği, aksi takdirde 'yetersiz ve eksik sorgulama tutanağına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin' Kanuna aykırı olduğu vurgulanmıştır. Bu durum, vicdani kanaatin oluşumu için delillerin usulüne uygun şekilde tartışılmasının zorunluluğunu ortaya koymaktadır.