Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde düzenlenen 'iletişimin denetlenmesi' sırasında elde edilen tesadüfi deliller ile 140. maddesinde düzenlenen 'teknik araçlarla izleme' sırasında elde edilen tesadüfi delillerin hukuki akıbeti arasında temel fark nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249688

CMK 138/2'ye göre, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak CMK 135/6'da sayılan katalog suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse, bu delil tesadüfen elde edilen delil olarak adlandırılır ve belirtilen suçun soruşturma ve kovuşturmasında kullanılabilir. Ancak CMK 140'ta düzenlenen 'teknik araçlarla izleme' tedbirinde, CMK 138'deki düzenlemeye benzer bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10080 E., 2018/91 K. sayılı kararına göre, teknik araçlarla izleme sırasında tesadüfen elde edilen delillerin CMK 140'ta sayılan katalog suçlar dışında kalan bir suç bakımından yargılamada kullanılması olanaklı değildir. Örneğin, bir rüşvet soruşturması kapsamında sanık hakkında teknik araçlarla izleme kararı alınmışken, bu izleme sırasında tamamen farklı bir suçun (örneğin, hırsızlık) işlendiğine dair tesadüfi bir delil elde edilirse, bu delil, hırsızlık suçu bakımından hükme esas alınamaz. Oysa CMK 135'teki katalog suçlar için bu durum farklıdır.