Bir sanığın, kanun yoluna başvurmayan bir başka sanık lehine verilen BAM kararından sirayet yoluyla (CMK m. 280/3) yararlanabilmesi için, kararın niteliği ve sanıkların durumu açısından aranan iki temel koşul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24966

Sirayetin gerçekleşebilmesi için, lehe kararın niteliği ve sanıkların hukuki durumu açısından iki temel koşulun bir arada bulunması gerekir: 1. **Kararın Lehe Olması ve Ortak Bir Gerekçeye Dayanması:** BAM tarafından verilen kararın, kanun yoluna başvuran sanık 'lehine' olması zorunludur. Aleyhe bir kararın sirayeti söz konusu olamaz. Ayrıca, bu lehe kararın temelindeki hukuki veya fiili gerekçenin, kanun yoluna başvurmayan diğer sanık veya sanıklar için de 'geçerli' ve 'uygulanabilir' olması gerekir. Örneğin, eylemin suç oluşturmadığı, delillerin hukuka aykırı olduğu, meşru savunma koşullarının bulunduğu gibi bir gerekçeyle verilen lehe karar, aynı fiile iştirak eden diğer sanıklar için de geçerliyse, sirayet mümkün olur. Ancak karar, sadece kanun yoluna başvuran sanığın kişisel durumuna (örneğin, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı) dayanıyorsa, bu kişisel gerekçe diğer sanıklara sirayet etmez. 2. **Sanıklar Arasında Bağlantı Bulunması:** Sirayetin uygulanabilmesi için sanıkların fiilleri arasında CMK m. 8 anlamında bir 'bağlantı' olması gerekir. Bu genellikle, sanıkların aynı suçu iştirak halinde (müşterek faillik, azmettirme, yardım etme) işlemeleri anlamına gelir. Aralarında iştirak ilişkisi olmayan, sadece davaları birleştirilmiş olan sanıklardan birinin lehine verilen karar, kural olarak diğerine sirayet etmez. Çünkü her birinin fiili ve hukuki durumu birbirinden bağımsızdır. Bağlantı, lehe kararın gerekçesinin diğer sanıklar için de ortak bir zemin bulmasını sağlayan unsurdur (CMK m. 306 Gerekçesi; sen.av.tr/tr/makale/istinaf-kararlarinin-diger-saniklara-sirayeti-ve-direnme-sorunu).