Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun içtihadı birleştirme kararına göre, 'itirazın iptali davası'nda ispat yükü (ispat külfeti) nasıl belirlenir?
Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde, itirazın iptali davasının yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan, 'ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır' şeklinde ifade edilmiştir. Bu bağlamda, HMK'nın 190. maddesi gereğince, 'ispat yükü, Kanun'da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.' Yani, alacaklı (davacı), borcun varlığını ve geçerliliğini ispat etmekle yükümlüdür. Borçlu (davalı) ise, borcu ödediğini veya borcun sona erdiğini ya da borcun mevcut olmadığını iddia ediyorsa, bu savunmasını ispat etmekle yükümlü olur.