CMK madde 217 bağlamında, yargılamayı yapan hâkimin 'vicdani kanaatiyle serbestçe takdir' yetkisi, sanığın masumiyet karinesi ile nasıl bir ilişki içerisindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249615

CMK madde 217'deki 'vicdani kanaatiyle serbestçe takdir' yetkisi, sanığın 'masumiyet karinesi' ile yakından ilişkilidir. Masumiyet karinesi, bir kişinin suçu ispatlanana kadar masum kabul edilmesini öngören evrensel bir hukuk ilkesidir. Hâkimin delilleri serbestçe takdir etmesi, bu karinenin zayıflatılması anlamına gelmez; aksine, hâkimin karinesini çürütecek nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere ulaşma yükümlülüğünü ifade eder. Yargıtay içtihatlarında (örneğin Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/69 K.), 'kuşkudan sanık yararlanır' ilkesinin (in dubio pro reo) bu bağlamda devreye girdiği belirtilir. Eğer deliller, hâkimin vicdani kanaatini sanığın suçluluğu konusunda şüpheye yer bırakmayacak şekilde oluşturmuyorsa, sanık masumiyet karinesinden faydalanır ve beraat eder. Yani, hâkimin serbest takdir yetkisi, sanığın suçluluğunu değil, suçsuzluğunu teyit etme yönünde de kullanılmalıdır, ispatın hukuka uygunluğuna ve yeterliliğine odaklanarak.