CMK madde 217'de yer alan 'delillerin serbestliği' ilkesi ile 'ispat hukuku' arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
CMK madde 217'de yer alan 'delillerin serbestliği' ilkesi, ceza muhakemesinde bir suçun ispatı için belirli delil türlerine sınırlama getirilmemesi anlamına gelir. Yani, yüklenen suç, hukuka uygun olarak elde edilmiş 'her türlü delille' ispat edilebilir (CMK m. 217/2). Bu ilke, 'ispat hukuku' açısından hâkime geniş bir takdir yetkisi tanır. Hâkim, delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder, ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir; delillerin hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması şarttır. İspat hukuku, bu delillerin nasıl toplanacağı, sunulacağı, değerlendirileceği ve hükme nasıl esas alınacağı gibi usuli kuralları belirler. Dolayısıyla, delillerin serbestliği ilkesi, ispat hukukunun çerçevesi içinde, hâkime delil türü ve sayısı konusunda geniş bir imkan sunar, ancak hukuka uygunluk ve adil yargılanma ilkelerinden ödün vermez.