Anayasa Mahkemesi, Keskin Kalem Yayıncılık kararında 5651 sayılı Kanun m. 9'un yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek yasama organına bir bildirimde bulunmuştur. Bu karardan sonra yasama organının bu konuda bir düzenleme yapmaması, devam eden benzer davalar açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Mahkemeler bu durumda nasıl hareket etmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24959

Yasama organının, AYM'nin pilot kararında belirttiği yapısal sorunu giderecek bir düzenleme yapmaması, devam eden davalar açısından şu sonuçları doğurur: 1. **Sistematik İhlallerin Devamı:** Kanun hükmü değişmediği sürece, ilk derece mahkemelerinin ve itiraz mercilerinin eski hatalı uygulamalarına devam etme olasılığı yüksektir. Bu da AYM'nin tespit ettiği sistematik hak ihlallerinin sürmesi anlamına gelir. AYM'ye benzer nitelikte binlerce yeni bireysel başvuru yapılmaya devam edecektir. 2. **Mahkemelerin Sorumluluğunun Artması:** Yasama organı harekete geçmese bile, AYM kararlarının yargı organları için bağlayıcılığı (Anayasa m. 153) devam eder. Bu durumda mahkemelerin sorumluluğu artar. Mahkemeler, kanunun lafzını AYM'nin yorumu ve pilot kararda ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda, 'Anayasa'ya uygun yorum' yöntemiyle uygulamak zorundadır. **Mahkemelerin Hareket Tarzı:** * **Dar Yorumlama:** Sulh ceza hakimleri, 5651 s.K. m.9'u son derece dar yorumlamalıdır. Erişimin engellenmesini 'son çare' olarak görmeli, sadece 'ilk bakışta ve apaçık' kişilik hakkı ihlali oluşturan (küfür, açık iftira gibi) durumlarda bu yola başvurmalıdır. * **Dengeleme ve Gerekçe:** Haber ve eleştiri niteliğindeki yayınlarda, ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında bir denge kurmalı ve bu dengeyi kararlarında somut gerekçelerle açıklamalıdır. * **Alternatif Yolları Gözetme:** Erişim engelleme yerine, daha hafif müdahaleler olan tekzip, cevap hakkı gibi yolların yeterli olup olmayacağını değerlendirmelidir. * **İtiraz Mercilerinin Rolü:** İtiraz mercileri, ilk kararları otomatik olarak onamak yerine, AYM pilot kararını bir denetim ölçütü olarak kullanarak, bu ilkelere uymayan kararları kaldırmalıdır. Yasama organı sessiz kalsa dahi, yargı organları Anayasa'ya uygun yorum yaparak ve pilot kararın gereklerini yerine getirerek hak ihlallerini önleme pozitif yükümlülüğü altındadır. Aksi takdirde, verilecek her hatalı karar, yeni bir AYM başvurusuna ve ihlal kararına konu olacaktır.