Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/345 E. sayılı kararı, 12-15 yaş grubundaki çocukların kusur yeteneğinin tespitinde 'sosyal inceleme raporu' ve 'adli tıp raporu' arasındaki farkı ve her birinin önemini nasıl açıklamaktadır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/345 E. sayılı kararı, 12-15 yaş grubundaki çocukların kusur yeteneğinin tespitinde hem sosyal inceleme raporunun hem de adli tıp raporunun zorunluluğunu vurgulamıştır. Karara göre: * **Sosyal İnceleme Raporu:** Sanığın içinde bulunduğu aile ortamı, sosyal çevre koşulları, gördüğü eğitim, fiziksel ve ruhsal gelişimi hakkında bilgi verir. Bu raporu genellikle sosyal çalışma görevlileri düzenler ve sanığın psikiyatrik açıdan algılama veya yönlendirme yeteneği hakkında bir değerlendirme yapamazlar. * **Adli Tıp Raporu (Uzman Hekim Görüşü):** Sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin 'özel ve teknik bilgiyi gerektiren' bir konudur. Bu değerlendirme, klinik ortamda, psikolojik testler, bilişsel ve zeka düzeyi ölçümleri ile psikiyatrik ve fizyolojik bulguların değerlendirilmesi sonucu adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da uzman hekim tarafından düzenlenmelidir. Hakim, bu raporları bağlayıcı olmaksızın değerlendirir ancak her ikisinin de alınmaması veya eksik alınması 'hukuka kesin aykırılık' ve 'bozma nedeni' olarak kabul edilir (ÇKKY m. 20/4).