Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı içtihadı birleştirme kararına göre, icra takibine vekil marifetiyle itiraz eden borçluya karşı açılacak 'itirazın iptali davası' dilekçesi kime tebliğ edilmelidir? Bu kararın dayandığı başlıca gerekçeler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249539

Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı içtihadı birleştirme kararına göre, icra takibine vekil marifetiyle itiraz eden borçluya karşı açılacak 'itirazın iptali davası' dilekçesi 'asıla' (yani borçlunun kendisine) tebliğ edilmelidir, vekiline değil. Kararın başlıca gerekçeleri şunlardır: * **Dava Niteliği:** İtirazın iptali davası, İİK m. 67 uyarınca genel hükümlere tabi, normal bir hukuk davasıdır, icra takip hukukuna ilişkin bir şikayet veya itiraz değildir. * **HMK Düzenlemeleri:** HMK m. 119/1-ç, dava dilekçesinde davacının vekilinin adını yazmayı öngörürken, davalı vekilinin adını yazmayı öngörmez. HMK m. 122 ve 317, dava dilekçesinin 'davalıya' tebliğ edileceğini açıkça belirtir, 'davalıya veya varsa vekiline' ibaresine yer vermez. Bu durum, dava açılırken davalının o davada vekilinin kim olacağının bilinemeyeceği kabulüne dayanır. * **Vekaletname Kapsamı:** Vekilin icra takibindeki itiraz aşamasında sunduğu vekaletname, tek başına avukata yeni bir dava (itirazın iptali davası gibi) açma veya açılmış davaya girme yetkisi vermez. Vekilin her dava için vekaletnamesini ibraz etmesi zorunludur (HMK m. 76). * **Hukuki Dinlenilme Hakkı:** Dava dilekçesinin doğrudan asıla tebliği, Anayasa'nın 36. maddesi ve HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının gereğidir. Bu, davalının davadan öncelikli ve aracısız olarak haberdar olmasını ve savunma hakkını kullanmasını sağlar.