Sanığın akrabası, işçisi, eşi veya çocuğu olmasının, tanık beyanlarının reddedilmesi için tek başına geçerli bir neden olup olmadığına dair Yargıtay'ın yaklaşımı nedir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/34956 E., 2017/6794 K. sayılı kararına göre, sanığın akrabası, işçisi, eşi, çocuğu veya arkadaşı olmasının, tanık anlatımlarının reddedilmesinin tek haklı ve kanuni gerekçesi olamayacağı belirtilmiştir. CMK'nın 217/2. maddesi gereğince, yüklenen suç, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Bir delilin reddedilmesi için CMK'nın 206/2. maddesinde sayılan durumlar dışında, delilin akla, mantığa, bilimsel verilere, fizik kurallarına, herkesçe bilinen somut duruma, hayatın olağan akışı içinde gündelik yaşamdan edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı olması ya da tanığın yalan söylediğinin ortaya çıkması gibi reddi için haklı, makul ve kabul edilebilir hukuki gerekçelerin gösterilmesi zorunludur. Dolayısıyla, sadece yakınlık ilişkisi, tanık beyanlarının değerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; beyanlar usulünce irdelenmeli ve itibar edilmeme nedenleri makul gerekçelerle açıklanmalıdır.