YİBBGK 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı kararında, itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla tebliği gerektiği belirtilmiştir. Bu davada zorunlu arabuluculuk sürecinde borçluyu temsil eden vekilin varlığı, bu kuralı değiştirir mi? Yani, hem icra takibine hem de zorunlu arabuluculuğa vekille katılan borçluya karşı açılacak itirazın iptali davasında tebligat yine de asıla mı yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249492

Evet, YİBBGK kararının temel mantığı ve HMK'daki dava açma usulü dikkate alındığında, zorunlu arabuluculuk sürecinde borçluyu temsil eden vekilin varlığı, itirazın iptali davası dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerektiği kuralını değiştirmez. Tebligat yine de asıla yapılmalıdır. **Gerekçe:** 1. **Arabuluculuk ve Dava Süreçlerinin Ayrılığı:** Zorunlu arabuluculuk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu veya 6102 sayılı TTK gibi özel kanunlar uyarınca, dava açılmadan önce tüketilmesi gereken bir 'dava şartıdır'. Bu, davanın kendisi değil, davadan 'önceki' bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Bir avukatın müvekkilini arabuluculuk sürecinde temsil etmesi, o avukatın daha sonra açılacak olan davada da müvekkilini temsil edeceği anlamına gelmez. 2. **'İş' Kavramının Genişlemesi, Ancak Niteliğinin Değişmemesi:** İcra takibi, arabuluculuk süreci ve itirazın iptali davası, hepsi aynı temel alacak uyuşmazlığından kaynaklansa da, usul hukuku açısından her biri ayrı birer 'iş' veya 'süreç'tir. Vekilin, icra takibinde ve arabuluculukta görev almış olması, onun yeni ve bağımsız bir süreç olan 'dava işi'nde de görevli olduğunu göstermez. Bu, yine müvekkilin talimatına bağlıdır. 3. **Taraf Teşkili ve HMK'nın Önceliği:** YİBBGK kararının temel dayanağı, bir davanın başlangıcında taraf teşkilinin HMK'ya göre kurulması zorunluluğudur. HMK m. 119 ve m. 122, dava dilekçesinin davalı asıla tebliğini emreder. Arabuluculuk sürecinin varlığı, HMK'nın dava açılmasına ilişkin bu temel ve emredici kurallarını ortadan kaldırmaz. Dava, arabuluculuk tutanağının mahkemeye sunulmasıyla açılır ve bu andan itibaren HMK'nın dava açma prosedürü işlemeye başlar. **YİBBGK Başvurularındaki Atıf:** Nitekim, YİBBGK karar metninin 'Giriş' bölümünde, içtihat birleştirme taleplerinden birinin, 'dava şartı olan arabuluculuğa vekalet ile katılan vekile mi tebliğ edileceği' konusunu da içerdiği belirtilmiştir. Kurulun, bu talebe rağmen tebligatın asıla yapılması gerektiği yönünde karar vermesi, arabuluculuktaki vekaletin dahi bu kuralı değiştirmediğini zımnen kabul ettiğini göstermektedir. Sonuç olarak, vekilin hem icra takibine itiraz etmiş hem de zorunlu arabuluculukta borçluyu temsil etmiş olması, itirazın iptali davasının yeni bir 'dava işi' olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle tebligat, YİBBGK kararı uyarınca yine davalı asıla yapılmalıdır.