Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/342 sayılı kararında, soruşturma aşamasındaki beyanı hükme esas alınan bir tanığın, CMK m. 210/1 ve m. 217/1 gereğince duruşmada dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bir tanığın soruşturma ifadesi ile kovuşturma ifadesi arasında çelişki olması halinde, hakimin bu çelişkiyi gidermek için izlemesi gereken usul nedir ve bu çelişkili beyanlardan hangisine neye göre itibar edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249487

Bu karar, ceza muhakemesinin 'doğrudanlık', 'yüz yüzelik' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin önemini vurgulamaktadır. Hakim, bir tanığın çelişkili beyanları karşısında şu usulü izlemelidir: **İzlenmesi Gereken Usul:** 1. **Tanığın Duruşmada Dinlenmesi:** Temel kural, tanığın mutlaka duruşmaya çağrılıp, hakim ve tarafların (savcı, sanık, müdafi) huzurunda doğrudan dinlenmesidir. Sadece soruşturma zaptının okunmasıyla yetinilemez (CMK m. 210/1 istisnaları hariç). 2. **Önceki Beyanların Okunması:** Tanık duruşmada dinlendikten sonra, eğer soruşturmadaki beyanı ile duruşmadaki beyanı arasında bir çelişki varsa, CMK m. 212/1 uyarınca önceki ifadeyi içeren tutanak duruşmada okunur. 3. **Çelişkinin Nedeninin Sorulması:** Tutanak okunduktan sonra hakimin en temel görevi, tanığa bu iki beyan arasındaki çelişkinin 'nedenini' sormaktır. Tanık, zaman geçtiği için mi yanlış hatırlamaktadır, soruşturmada baskı mı görmüştür, duruşmada korktuğu için mi farklı konuşmaktadır, yoksa olayı şimdi mi daha doğru hatırlamaktadır? Bu sorularla çelişkinin kaynağı aydınlatılmaya çalışılır. 4. **Taraflara Soru Sorma Hakkı Tanınması:** Hem iddia hem de savunma makamına, bu çelişki ve tanığın açıklamaları üzerine tanığa doğrudan soru sorma imkanı tanınmalıdır. **Hangi Beyana İtibar Edileceği:** Hakim, çelişki giderildikten veya giderilemedikten sonra, hangi beyana itibar edeceğini CMK m. 217/1 uyarınca 'vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder'. Bu takdirde mutlak bir kural (duruşmadaki beyan her zaman üstündür gibi) yoktur. Hakim şu kriterlere göre bir değerlendirme yapar: - **Duruşmadaki Gözlem:** Hakimin, tanığın duruşmadaki tavırları, samimiyeti, tutarlılığı ve sorulara verdiği cevaplardan edindiği doğrudan izlenim genellikle daha değerlidir. - **Çelişkinin Giderilme Şekli:** Tanığın çelişki için sunduğu gerekçenin makul ve inandırıcı olup olmadığı. - **Diğer Delillerle Uyum:** Hangi beyanın (soruşturmadaki mi, kovuşturmadaki mi) dosyadaki diğer maddi ve objektif delillerle daha uyumlu olduğu. Olaydan hemen sonra verilen, daha taze ve ayrıntılı olan soruşturma beyanı, bazen zamanla unutulan veya değiştirilen duruşma beyanından daha güvenilir bulunabilir. Tersi de mümkündür. Hakim, sonuçta hangi beyana neden itibar ettiğini (veya her ikisine de itibar etmediğini) gerekçeli kararında (CMK m. 230) somut dayanaklarıyla açıklamak zorundadır.