Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/286 sayılı kararında, sahte çek iddiasıyla ilgili olarak, sanığın 'çeki ticari ilişki karşılığında aldığı' beyanı üzerine, bu ticari ilişkinin ve çeki verdiği iddia edilen kişinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, CMK m. 217'nin zımni bir sonucu olan 're'sen araştırma ilkesi'nin ve sanığın sadece aleyhine değil, 'lehine olan delillerin de toplanması' yükümlülüğünün bir yansıması mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249481

Evet, bu karar, CMK m. 217'nin ruhunda yer alan 'maddi gerçeği araştırma' ve bunun bir parçası olan 're'sen araştırma ilkesi' ile 'sanık lehine delil toplama yükümlülüğü'nün somut bir yansımasıdır. 1. **Re'sen Araştırma İlkesi:** Ceza muhakemesinde, hukuk muhakemesinden farklı olarak 'taraflarca getirilme' ilkesi değil, 're'sen (kendiliğinden) araştırma' ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle bağlı değildir; maddi gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli gördüğü her türlü araştırmayı kendiliğinden yapabilir ve yapmakla yükümlüdür. 2. **Sanık Lehine Delillerin Toplanması:** CMK'nın genel sistematiği ve adil yargılanma hakkı, mahkemenin sadece sanığın aleyhindeki delilleri değil, onun masumiyetini veya daha az ceza almasını sağlayabilecek lehe delilleri de toplamasını gerektirir. YCGK'nın 2018/591 sayılı kararında da bu husus, 'yargılamayı yapan hâkim, hukuka uygun şekilde elde edilen delilleri kullanmak suretiyle, sanığın aleyhine olduğu kadar lehine delilleri de araştırıp değerlendirerek... bir neticeye ulaşmalıdır' şeklinde açıkça ifade edilmiştir. **Kararın Bu İlkelerle Bağlantısı:** - Sanık, sahte olduğunu bilmediğini ve çeki bir ticari ilişki sonucu üçüncü bir kişiden aldığını savunarak, kendisinin suç kastı (manevi unsur) olmadığını, aksine kendisinin de mağdur olduğunu iddia etmektedir. Bu, 'lehe bir savunmadır'. - Yargıtay, mahkemenin bu lehe savunmayı sadece 'dinleyip' geçiştiremeyeceğini, bu savunmanın doğruluğunu 'araştırmakla' yükümlü olduğunu belirtmektedir. - Bu araştırma, sanığın belirttiği ticari ilişkinin gerçek olup olmadığını, iddia ettiği kişinin var olup olmadığını ve varsa bu kişinin ne beyan edeceğini ortaya çıkaracaktır. Eğer sanığın savunması doğrulanırsa, sahtecilik suçunun manevi unsuru (bilerek ve isteyerek kullanma) oluşmayacağı için sanık beraat edebilir. - Yargıtay'ın bu yönde bir araştırma yapılmamasını 'eksik araştırma' sayarak kararı bozması, mahkemenin re'sen ve sanık lehine delil toplama yükümlülüğünü ihlal ettiğini tespit etmesi anlamına gelir. Bu, CMK m. 217'nin sadece mevcut delillerin takdirini değil, maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli delillerin toplanmasını da kapsayan geniş bir yorumunu yansıtır.