İYUK m. 28/2, konusu para olan idari yargı kararlarının infazı için genel hükümlere (İİK'ya) göre icra takibi yapılabileceğini belirtir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/17578 sayılı kararında, idareye başvuru yapılmadan takip başlatılması şikayet konusu olmuştur. İdareye başvuru, bir 'takip şartı' mıdır? Bu şart yerine getirilmeden takip başlatılırsa, takibin akıbeti ne olmalıdır?
Evet, İYUK m. 28/2'de ve 6552 sayılı Kanun'la 5502 sayılı Kanun'un 36. maddesine eklenen benzer hükümler uyarınca, idare aleyhine ilamlı icra takibi başlatmadan önce, alacaklının idareye yazılı olarak başvurarak banka hesap numarasını bildirmesi bir 'takip şartı' haline gelmiştir. Bu şartın yerine getirilmeden takip başlatılması halinde takibin akıbeti, İcra ve İflas Kanunu'ndaki 'takibin iptali' müessesesi çerçevesinde değerlendirilir. 1. **Takip Şartı Olmasının Nedeni:** Bu düzenlemenin amacı, idareye, icra takibinin getireceği ek masraf (icra vekalet ücreti, harçlar vb.) ve cebir tehdidi olmaksızın, yargı kararını gönüllü olarak uygulama imkanı tanımaktır. Bu, kamu kaynaklarının korunması ve idare ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıkların icra daireleri yerine idari usullerle çözülmesini teşvik etme amacına hizmet eder. İdareye ödeme için bir fırsat tanınmadan doğrudan icraya başvurulması, bu amaca aykırıdır. 2. **Şartın İhlalinin Sonucu (Takibin İptali):** Eğer alacaklı, idareye usulüne uygun bir başvuru yapmadan ve İYUK m. 28'deki 30 günlük sürenin geçmesini beklemeden doğrudan ilamlı icra takibi başlatırsa, borçlu idare, icra mahkemesine 'şikayet' yoluyla başvurarak takibin iptalini isteyebilir. Bu şikayet, takibin süresiz olarak veya esasa ilişkin nedenlerle değil, 'usule aykırı olarak, zamanından önce' başlatıldığına ilişkindir. 3. **Mahkemenin Kararı:** İcra mahkemesi, başvuru şartının yerine getirilmediğini tespit ederse, Yargıtay kararında olduğu gibi, takibin iptaline karar verir. Bu, 'süresiz şikayete' tabi bir durumdur, çünkü kamu düzenine ilişkin bir takip şartının ihlali söz konusudur. **Yargıtay Kararındaki Özel Durum:** Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/17578 sayılı kararında ise mahkeme, alacaklının idareye başvurduğunu, ancak idarenin 'serbest meslek makbuzu eksik' gibi kanunda olmayan gerekçelerle ödemeyi geciktirdiğini tespit etmiştir. Bu durumda Yargıtay, 'başvuru şartının yerine getirildiğini', idarenin 30 günlük süreyi geçirdiğini ve bu nedenle başlatılan takibin usule uygun olduğunu belirterek, icra mahkemesinin takibin iptali kararını bozmuştur. Bu, başvuru şartının şeklen değil, özü itibarıyla değerlendirilmesi gerektiğini, idarenin keyfi taleplerle süreci uzatamayacağını gösterir.