5237 sayılı TCK m. 220/7'de örgüte yardım eden kişinin 'örgüt üyesi olarak cezalandırılacağı' belirtilmektedir. Bu ifadenin hukuki anlamı nedir? Yardım eden kişi, hukuken örgüt üyesi mi sayılır, yoksa sadece ceza miktarı mı eşitlenir?
Bu ifade, örgüte yardım eden kişinin hukuki statü olarak 'örgüt üyesi' sayılacağı anlamına gelmez; sadece alacağı 'cezanın' örgüt üyeliği suçuna göre belirleneceği anlamına gelir. Bu, bir 'cezai sorumlulukta eşitleme' veya 'yaptırımda gönderme' (atıf) kuralıdır. Hukuki ayrım şöyledir: 1. **Hukuki Statü Farkı:** Örgüte yardım eden kişi, tanım gereği örgütün hiyerarşik yapısına dahil değildir ve üyelik için aranan organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gibi unsurları taşımaz. Bu nedenle, hukuki olarak 'örgüt üyesi' değildir. Örgüt üyesi olmak ile örgüte yardım etmek, birbirinden farklı iki fiildir. 2. **Yaptırımda Eşitlik:** Kanun koyucu, örgütün varlığına ve faaliyetlerine dışarıdan katkı sağlayan bu kişilerin eylemlerini de tehlikeli görmüş ve onları cezalandırmak için yeni bir ceza miktarı belirlemek yerine, mevcut örgüt üyeliği cezasını (TCK m. 220/2 veya silahlı örgütse TCK m. 314/2) bir 'referans' olarak almıştır. Yani, yardım edene, örgüt üyesine verilen cezanın aynısı verilir. 3. **İndirim İmkanı:** Ancak kanun koyucu, yardım fiilinin üyelik kadar ağır olmayabileceğini gözeterek, maddenin ikinci cümlesinde 'yapılan yardımın niteliğine göre' cezanın üçte birine kadar indirilebilmesine imkan tanımıştır. Bu indirim imkanı, yardım etme fiilinin üyelik fiilinden daha az haksızlık içeriğine sahip olabileceğinin kanuni bir kabulüdür. Sonuç olarak, 'örgüt üyesi olarak cezalandırılır' ifadesi, yardım eden failin 'suç vasfının' üyelik olduğu anlamına gelmez. Suçun vasfı 'örgüte yardım etme' olarak kalır, ancak uygulanacak 'yaptırım' örgüt üyeliği suçunun yaptırımıdır.