Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/10223 sayılı kararında, 15-18 yaş grubundaki SSÇ'nin hırsızlık suçuna ilişkin davası, TCK m. 66/1-e ve 66/2'ye göre hesaplanan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmüştür. Oysaki TCK m. 66/2 sadece 12-15 yaş grubunu düzenlemektedir. 15-18 yaş grubu için zamanaşımı nasıl hesaplanır ve bu kararda bir hata var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249461

Evet, soruda aktarılan karar metnindeki TCK m. 66/2'ye yapılan atıf, 15-18 yaş grubu için hatalıdır. TCK'da yaş küçüklüğünün zamanaşımına etkisi iki ayrı fıkrada düzenlenmiştir: - **TCK m. 66/2 (12-15 Yaş Grubu):** 'Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu maddenin birinci fıkrasında yazılı sürelerin yarısının... geçmesiyle kamu davası düşer.' Bu fıkra, sadece 12-15 yaş grubuna özgüdür ve zamanaşımı süresini yarıya indirir. - **TCK m. 66/2 (15-18 Yaş Grubu):** Aynı fıkranın devamında, '...onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer' hükmü yer alır. **Doğru Hesaplama (15-18 Yaş Grubu İçin):** 1. **Temel Zamanaşımı Süresi (TCK m. 66/1):** Öncelikle suçun cezasının üst haddine göre temel zamanaşımı süresi bulunur. Yargıtay kararındaki suç (TCK m. 142/1-e) için üst sınır 7 yıl olduğundan, temel zamanaşımı süresi TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıldır. 2. **Yaş Grubuna Göre İndirim (TCK m. 66/2):** Bu 8 yıllık temel süre, 15-18 yaş grubundaki fail için 'üçte ikisi' alınarak hesaplanır. Yani, zamanaşımı süresi 8 yıl değil, 8 * (2/3) = 5 yıl 4 aydır. 3. **Kesintili Zamanaşımı (TCK m. 67/4):** Bu 5 yıl 4 aylık sürenin yarısı kadar (2 yıl 8 ay) uzayabilir. Bu durumda kesintili (uzamış) zamanaşımı süresi 5 yıl 4 ay + 2 yıl 8 ay = 8 yıl olur. **Karardaki Hata:** Yargıtay 17. CD'nin kararında, sonuç (5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği tespiti) 15-18 yaş grubu için doğru olmakla birlikte, bu sonuca ulaşırken dayandığı kanun maddesi olan TCK m. 66/2'nin içeriğini tam olarak belirtmemesi veya kısaca atıf yapması bir eksiklik/hata olarak görülebilir. Karar, 12-15 yaş grubuna ait olan 'yarısı' kuralını değil, 15-18 yaş grubuna ait olan 'üçte ikisi' kuralını uygulayarak sonuca ulaşmıştır. Dolayısıyla, kararın sonucu doğru, ancak gerekçedeki kanun maddesi referansı eksik veya yanıltıcı olabilir. Yargıtay'ın, bu yaş grubuna özgü olan 'üçte ikilik' oranı açıkça belirterek hesaplama yapması daha isabetli olurdu.