CMK m. 256'da düzenlenen başvuru usulünün temel amacı nedir ve bu maddenin gerekçesinde vurgulanan 'her türlü takipten ayrı olarak tedbir alınabilmesi' ifadesi ne anlama gelmektedir?
CMK m. 256'nın temel amacı, müsadere veya iade gibi, eşyanın hukuki statüsünü kalıcı olarak etkileyen kararların, ana ceza davasının sonucunu beklemeden veya ana dava hiç açılmamış olsa bile alınabilmesine olanak tanıyan özel bir usul sağlamaktır. Maddenin gerekçesinde vurgulanan 'her türlü takipten ayrı olarak tedbir alınabilmesi' ifadesi şu anlama gelmektedir: Normalde müsadere, ceza davasının sonunda, sanığın mahkumiyetine bağlı olarak verilen bir güvenlik tedbiridir. Ancak bazı durumlarda, bir ceza davası açmak mümkün olmayabilir (örneğin, failin ölmesi, şikayet yokluğu, af) veya dava açılmış olsa bile mahkeme bu konuda karar vermeyi unutmuş olabilir. İşte bu gibi durumlarda, suça konu olan veya bulundurulması bizatihi suç olan eşyanın hukuki durumu belirsizlikte kalamaz. CMK m. 256, bu belirsizliği gidermek için, ana ceza davasının (takibatın) akıbetinden bağımsız, 'müstakil bir müsadere/iade davası' açılabilmesine imkan tanır. Bu sayede, örneğin bir suçta kullanılan ve kamu güvenliği için tehlikeli olan bir silah, sanık beraat etse veya dava düşse bile müsadere edilebilir. Ya da bir mağdura ait olduğu açık olan bir eşya, dava sonuçlanmadan sahibine iade edilebilir. Bu, eşyanın hukuki statüsünü bir an önce netleştirmek ve kamu yararını veya bireysel mülkiyet hakkını korumak için getirilmiş pratik ve özel bir yargılama yoludur.