İYUK m. 28/6 uyarınca, tazminat ve vergi davalarında idare, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için faiz ödemekle yükümlüdür. Ancak madde, 'mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez' demektedir. Bu düzenlemenin amacı nedir ve davacının bu süreçteki rolünü nasıl şekillendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249459

Bu düzenlemenin temel amacı, idarenin ödeme yapma yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için gerekli olan temel bir bilginin (banka hesap numarası) eksikliğinden kaynaklanan gecikmelerden sorumlu tutulmasını önlemek ve süreci hızlandırmak için davacıya bir 'külfet' (yükümlülük) yüklemektir. Düzenlemenin detayları ve davacının rolü şöyledir: 1. **Faiz Sorumluluğunun Başlangıcı:** Kural olarak, idarenin faiz sorumluluğu, mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihte başlar. Çünkü bu tarihte ödeme yükümlülüğü doğmuştur. 2. **Faizin Durması (Askıya Alınması):** Kanun koyucu, ödemenin fiilen yapılabilmesi için zorunlu olan 'banka hesap numarası' bilgisinin idareye ulaştırılmasını davacının sorumluluğuna bırakmıştır. İdare, bu bilgi olmadan ödemeyi teknik olarak yapamaz. Bu nedenle, mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarihten, davacının banka hesap numarasını idareye bildirdiği tarihe kadar geçen süre için faiz işlemez. Bu, bir 'temerrüt' durumunun oluşmasını engeller. Çünkü idare, davacının eylemsizliği nedeniyle ödeme yapamamaktadır. 3. **Davacının Rolü ve Külfeti:** Bu düzenleme, davacıyı, alacağına bir an önce kavuşmak ve faiz kaybına uğramamak için aktif olmaya teşvik eder. Davacı, mahkeme kararını tebliğ alır almaz, vakit kaybetmeden banka hesap numarasını içeren bir dilekçeyle idareye yazılı olarak başvurmalıdır. Bu başvuru, hem faizin (yeniden) işlemeye başlamasını sağlar hem de İYUK m. 28/1'deki 30 günlük azami ödeme süresini başlatır. 4. **Faizin Yeniden İşlemeye Başlaması:** Davacının banka hesap numarasını idareye bildirdiği tarihten, idarenin fiilen ödeme yaptığı tarihe kadar geçen süre için faiz tekrar işlemeye devam eder. Özetle, bu hüküm, ödeme sürecindeki gecikmenin kimden kaynaklandığına dayalı adil bir denge kurar. İdarenin kusurundan kaynaklanan gecikmeler faizle cezalandırılırken, davacının kendi alacağını tahsil için gerekli bilgiyi vermemesinden kaynaklanan gecikmeler için idareye bir faiz yükümlülüğü getirilmemiştir.