Bir icra takibine karşı borçlu adına vekili itiraz etmiştir. Alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında, dava dilekçesi icra dosyasına vekaletname sunan vekile değil, doğrudan borçlu asıla tebliğ edilmiştir. Bu tebligat, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını öngören Tebligat Kanunu m. 11'e aykırı mıdır? YİBBGK 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı kararının bu konudaki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249437

Hayır, bu tebligat Tebligat Kanunu m. 11'e aykırı değildir ve usule uygundur. YİBBGK 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı kararı, bu sonuca varırken 'vekille takip edilen iş' kavramını dar yorumlamış ve itirazın iptali davasını, icra takibinden ayrı ve yeni bir 'iş' olarak nitelendirmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: 1. **'İş' Kavramının Ayrımı:** Tebligat Kanunu m. 11'deki 'vekille takip edilen işlerde' ifadesi, vekilin vekaletnamesini sunduğu ve takip iradesini ortaya koyduğu somut işi ifade eder. İcra takibine itiraz, bir 'takip işidir'. Vekil, vekaletnamesini icra dosyasına sunarak bu işi takip ettiğini beyan etmiştir. Dolayısıyla, bu takip dosyası içinde yapılacak tebligatlar (örneğin itirazın kaldırılması talebi) vekile yapılmalıdır. 2. **İtirazın İptali Davasının Niteliği:** İtirazın iptali davası ise, İİK m. 67 uyarınca genel mahkemelerde, HMK hükümlerine göre görülen, icra takibinden bağımsız, yeni bir 'dava işi'dir. Bu davanın açılmasıyla yeni bir yargılama süreci başlar. 3. **Vekalet İradesinin Belirsizliği:** Dava açıldığı anda, borçlunun icra takibindeki vekilinin, bu yeni davada da kendisini temsil edip etmeyeceği mahkeme tarafından bilinemez. Borçlu, bu yeni davayı başka bir vekille takip etmek veya bizzat kendisi takip etmek isteyebilir. İcra dosyasına sunulan vekaletname, otomatik olarak bu yeni davayı da kapsamaz. Vekilin bu yeni davada görev alıp almayacağı, müvekkilinin talimatına bağlıdır. 4. **Taraf Teşkilinin Sağlanması:** Bu belirsizlik nedeniyle, davanın başlangıcında taraf teşkilinin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi ve davalının hukuki dinlenilme hakkının güvence altına alınabilmesi için, HMK'nın genel kuralı olan dava dilekçesinin bizzat 'davalıya' tebliğ edilmesi (HMK m. 122) esastır. Bu gerekçelerle YİBBGK, itirazın iptali davasının, Tebligat Kanunu m. 11 anlamında, icra takibine itiraz eden vekilin zaten 'takip ettiği bir iş' olmadığını, bu nedenle tebligatın asıla yapılmasının usule uygun olduğuna karar vermiştir.