Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/5172 sayılı kararında, usulüne uygun bir adli arama kararı olmaksızın sanığın kargodan aldığı kolinin açtırılmasıyla elde edilen deliller 'yasak delil' sayılmıştır. Kargo kolisinin hukuki niteliği (konut, işyeri, eşya) ve arama usulü açısından bu kararın Anayasa'nın 20. maddesindeki 'özel hayatın gizliliği' ve 'özel kağıtlar ve eşya' güvencesiyle bağlantısını kurunuz.
Bu karar, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının sadece konut ve işyeri gibi mekanlarla sınırlı olmadığını, kişinin 'eşyası' üzerinde de devam ettiğini ve bu alana yapılacak müdahalelerin de sıkı usul kurallarına tabi olduğunu göstermektedir. 1. **Kargo Kolisinin Hukuki Niteliği:** Kargo kolisi, göndericisi ve alıcısı belli olan, içeriğinin kamuya açık olmadığı ve alıcısının özel alanına dahil olması beklenen bir 'eşya'dır. Anayasa'nın 20. maddesi '...kimsenin... özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz' diyerek, kişilerin eşyaları üzerindeki gizlilik beklentisini de koruma altına almıştır. Bu, konut dokunulmazlığından ayrı ve tamamlayıcı bir güvencedir. 2. **Arama Usulü:** Anayasa'nın 20. ve CMK'nın 116-119. maddeleri uyarınca, bir kişinin eşyasının aranması da 'adli arama' niteliğindedir ve kural olarak 'usulüne göre verilmiş hakim kararı' veya 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri' ile mümkündür. Yargıtay kararı, kargo kolisinin sanığın zilyetliğine geçtiği andan itibaren onun 'eşyası' haline geldiğini ve bu koliye yapılacak müdahalenin de bu usul kurallarına tabi olduğunu kabul etmektedir. 3. **Hukuka Aykırılık ve Sonucu:** Kararda, usulüne uygun bir arama kararı veya emri olmaksızın, kolluğun kendi inisiyatifiyle koliyi açtırması, Anayasa'nın 20. maddesi ve CMK'nın ilgili hükümlerinin açık bir ihlalidir. Bu ihlal, arama işlemini temelden 'hukuka aykırı' kılar. Bu hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller ise, Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 gereği 'yasak delil' niteliğindedir ve mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Bu karar, özel hayatın gizliliğinin kişinin yanında taşıdığı veya teslim aldığı kapalı bir kutu içinde dahi devam ettiğini ve bu alana yapılacak keyfi müdahalelerin ceza muhakemesinde hukuki bir sonuç doğurmayacağını teyit etmektedir.