Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/2583 sayılı kararında, fakülte dekanı olan sanığın 'görevi kötüye kullanma' suçuna ilişkin yargılamasının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki özel soruşturma usulüne uyulmadan yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. CMK'nın genel yargılama usullerini düzenlemesine rağmen, bu tür özel kanunlardaki soruşturma usullerinin uygulanma zorunluluğunun hukuki dayanağı nedir? Bu usule uyulmaması neden bir 'durma kararı' verilmesini gerektirir?
Özel kanunlardaki soruşturma usullerinin uygulanma zorunluluğunun hukuki dayanağı, 'kanunların özel-genel norm ilişkisi' ve 'dava (kovuşturma) şartı' kavramlarıdır. 1. **Özel-Genel Norm İlişkisi:** CMK, ceza muhakemesine ilişkin genel kuralları düzenleyen bir 'genel kanun'dur (lex generalis). Ancak, bazı kamu görevlilerinin (milletvekilleri, hakimler-savcılar, akademisyenler vb.) yaptıkları görevin niteliği ve önemi nedeniyle, haklarında yürütülecek ceza soruşturmaları için kendi özel kanunlarında (örn. 2547 sayılı YÖK Kanunu) daha güvenceli ve farklı usuller öngörülmüştür. Hukukun temel ilkesi gereği, bir konuda hem genel hem de özel bir norm varsa, 'özel norm' (lex specialis) öncelikle uygulanır. Bu nedenle, bir dekanın göreviyle ilgili suçlarında CMK'nın genel soruşturma usulleri değil, öncelikle 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki özel usul uygulanır. 2. **Kovuşturma Şartı Olarak Soruşturma İzni:** 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen, yetkili kuruldan 'son soruşturmanın açılması' kararı (yani yargılama yapılması için izin) alınması, bir 'dava' veya 'kovuşturma' şartıdır. Kovuşturma şartları, mahkemenin bir dava hakkında esasa girip yargılama yapabilmesi için gerçekleşmesi gereken ön koşullardır. Bu şartlar yoksa, mahkeme davanın esasına giremez. **Durma Kararı Verilmesi Gerekliliği (CMK m. 223/8):** CMK'nın 'Duruşmanın Sona Ermesi ve Hüküm' başlıklı 223. maddesinin 8. fıkrası, 'Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, duruşmanın durmasına karar verilir' hükmünü amirdir. Yargıtay 5. CD'nin kararında, dekan hakkında 2547 sayılı Kanun'a göre alınması gereken soruşturma izninin (son soruşturma açılması kararı) bir 'kovuşturma şartı' olduğu, bu şart yerine getirilmeden dava açıldığı için mahkemenin yargılamaya devam edemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemenin yapması gereken, bu eksiklik giderilene kadar 'durma kararı' vererek beklemekti. Bu şart yerine getirilmeden yargılamaya devam edilip hüküm kurulması, en temel usul kurallarından birinin ihlali olduğu için mutlak bir bozma nedenidir.