Danıştay 3. Dairesi'nin 2010/2177 sayılı kararına göre, vergi mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulması, İYUK m. 28 anlamında idarenin uygulaması gereken bir karar niteliğinde değildir. Bu durumda, bozma kararı üzerine vergi idaresinin, daha önce tahsil ettiği vergiyi mükellefe iade etme yükümlülüğü var mıdır? Bozma kararının hukuki niteliğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249429

Hayır, Danıştay 3. Dairesi'nin kararına göre, bozma kararı üzerine vergi idaresinin daha önce tahsil ettiği vergiyi mükellefe derhal iade etme yükümlülüğü yoktur. Bunun nedeni, bozma kararının hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. **Bozma Kararının Hukuki Niteliği:** 1. **Kesin ve İnfaz Edilebilir Bir Karar Değildir:** İYUK m. 28'in uygulanabilmesi için, ortada idarenin uyması gereken 'esasa' veya 'yürütmenin durdurulmasına' ilişkin, nihai bir sonuç doğuran bir karar olmalıdır. Danıştay'ın temyiz incelemesi sonucu verdiği 'bozma' kararı, uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai bir karar değildir. Bozma kararı, ilk derece mahkemesi kararındaki hukuka aykırılıkları saptar ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere o mahkemeye geri gönderir. 2. **Yargılamayı Sona Erdirmez:** Bozma kararı ile dava sona ermez, yargılama süreci devam eder. İlk derece mahkemesi (vergi mahkemesi), bozma kararına uyarak yeniden bir karar verebilir veya eski kararında direnebilir (İYUK m. 49). Davanın nihai sonucu, bu yeni süreç sonunda verilecek kararla belli olacaktır. 3. **İdareye Değil, Mahkemeye Yöneliktir:** Bozma kararının muhatabı ve uygulayıcısı idare değil, kararı bozulan ilk derece mahkemesidir. Mahkeme, bozma gereklerini yerine getirerek (örneğin eksik incelemeyi tamamlayarak) yeni bir hüküm kurmakla yükümlüdür. **Vergi İadesi Yükümlülüğü:** Bu nitelikleri gereği, bir vergi tarhiyatını onayan vergi mahkemesi kararının Danıştay'ca bozulması, o tarhiyatın hukuka aykırı olduğu yönünde kesin bir yargı içermez. Sadece ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı olduğunu belirtir. Tarhiyatın akıbeti, yeniden yapılacak yargılama sonunda belli olacaktır. Nitekim kararda da belirtildiği gibi, vergi mahkemesi bozma sonrası yaptığı yargılamada yine davanın reddine karar verebilir. Bu nedenle, vergi idaresi, yargılama süreci kesin olarak mükellef lehine sonuçlanmadan (örneğin, vergi mahkemesinin bozmaya uyarak tarhiyatı iptal etmesi ve bu kararın kesinleşmesi) önce tahsil ettiği vergiyi iade etmekle yükümlü değildir. İade yükümlülüğü, ancak davanın esastan ve kesin olarak mükellef lehine sonuçlanmasıyla doğar.