İYUK m. 28/4'te 'Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, kararı kasten uygulamayan kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı? Bu düzenlemenin amacı ve kamu görevlisinin hukuki durumu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249428

Bu düzenleme, kararı kasten uygulamayan kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; sadece zarara uğrayan vatandaşın başvuracağı hukuki yolu değiştirir. Bu değişikliğin amacı ve kamu görevlisinin hukuki durumu şöyledir: **Düzenlemenin Amacı:** 1. **Vatandaşın Hakkına Kolay Ulaşmasını Sağlamak:** Eski düzenlemede vatandaş, hem idareye hem de kamu görevlisine ayrı ayrı dava açabiliyordu. Bu, süreci karmaşıklaştırıyordu. Yeni düzenleme ile vatandaş, muhatap olarak sadece 'idareyi' almaktadır. İdareler, genellikle daha güçlü bir mali yapıya sahip oldukları için, hükmedilen tazminatın tahsili daha kolay ve güvencelidir. Bu, 'zararın tam ve etkin bir şekilde giderilmesi' amacına hizmet eder. 2. **Hizmetin Bütünlüğü ve Kusur Sorumluluğu:** İdare hukuku ilkelerine göre, kamu görevlisinin görevi sırasında işlediği kusurlar (kişisel kusur ağırlaşmadıkça) 'hizmet kusuru' sayılır ve bu kusurdan kaynaklanan zararlardan öncelikle idare sorumludur. Düzenleme, bu genel ilkeyi yargı kararlarının uygulanmaması haline de teşmil etmektedir. **Kamu Görevlisinin Hukuki Durumu:** İYUK m. 28/4, kamu görevlisini hukuki sorumluluktan tamamen kurtarmaz. Sorumluluk devam eder, ancak şekil değiştirir: 1. **Rücu Sorumluluğu:** Vatandaşın açtığı davada, idare tazminat ödemeye mahkum edilir ve bu tazminatı öderse, Anayasa'nın 129/5. maddesi ve 657 sayılı DMK'nın 13. maddesi uyarınca, kararı kasten uygulamayarak idareyi zarara uğratan kamu görevlisine karşı 'rücu davası' açar. Yani, idare ödediği tazminatı görevliden geri ister. Dolayısıyla, görevlinin mali sorumluluğu dolaylı olarak devam etmektedir. 2. **Disiplin Sorumluluğu:** Yargı kararını kasten uygulamamak, ciddi bir disiplin suçudur. İlgili kamu görevlisi hakkında bu eylemi nedeniyle disiplin soruşturması açılır ve meslekten çıkarma cezasına kadar varabilecek disiplin cezaları verilebilir. 3. **Cezai Sorumluluk:** Yargı kararının gereklerini kasten yerine getirmemek, TCK m. 257 uyarınca 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. Bu nedenle ilgili kamu görevlisi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir ve ceza davası açılabilir. Sonuç olarak, İYUK m. 28/4, vatandaş için dava sürecini basitleştirirken, kusurlu kamu görevlisinin mali, disipliner ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta, sadece mali sorumluluğun işletilme mekanizmasını 'rücu' yoluna dönüştürmektedir.