Danıştay 5. Dairesi'nin 2011/3618 sayılı kararında, başka bir kişinin görevine iadesine ilişkin yargı kararının uygulanabilmesi amacıyla, mevcut genel müdür yardımcısının 'Bakan onayı' ile görevden alınması 'usulde paralellik' ilkesine aykırı bulunmamıştır. 'Usulde paralellik' ilkesi nedir ve bir yargı kararının uygulanması bu ilkeye neden bir istisna teşkil eder?
**Usulde Paralellik İlkesi:** İdare hukukunun temel ilkelerinden olan 'usulde paralellik', bir idari işlemin tesis edilirken (kurulurken) izlenen usul ve şekil kurallarının, o işlemin geri alınması, kaldırılması veya değiştirilmesi sırasında da aynen izlenmesi gerektiğini ifade eder. Örneğin, müşterek kararname ile atanan bir kamu görevlisinin görevden alınması da kural olarak yine müşterek kararname ile olmalıdır. Bakan onayı ile atanan birinin görevden alınması da bakan onayı ile olur. Bu ilke, idari işlemlerde keyfiliği önlemek ve hukuki istikrarı sağlamak için vardır. **Yargı Kararının Uygulanmasının İstisna Teşkil Etmesi:** Danıştay 5. Dairesi'nin kararı, bir yargı kararının uygulanmasının bu ilkeye önemli bir istisna getirdiğini göstermektedir. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1. **Anayasal ve Yasal Zorunluluk (İYUK m. 28):** Anayasa'nın 138. ve İYUK'un 28. maddeleri, idareye yargı kararlarını 'gecikmeksizin' ve en geç 30 gün içinde uygulama emri verir. Bu, çok güçlü ve emredici bir yükümlülüktür. 2. **İptal Kararının Geriye Yürümesi:** İptal kararları, dava konusu işlemi tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırır ve hukuken hiç var olmamış hale getirir. Bu, 'eski hale getirme' (restitutio in integrum) ilkesidir. İdarenin bu eski hukuki durumu en hızlı şekilde yeniden tesis etmesi gerekir. 3. **Uygulamanın Önceliği:** 'Usulde paralellik' ilkesinin gerektirdiği prosedür (örneğin, yeni bir müşterek kararname için ilgili bakanlıkların mutabakatı ve Cumhurbaşkanının onayı) zaman alıcı olabilir ve İYUK m. 28'deki 30 günlük sürenin aşılmasına neden olabilir. Bu durumda, Anayasa ve İYUK'tan doğan 'kararı gecikmeksizin uygulama' yükümlülüğü, 'usulde paralellik' ilkesinden daha üstün ve önceliklidir. Danıştay, bu gerekçelerle, idarenin yargı kararını uygulayabilmek için daha hızlı ve pratik bir usul olan 'Bakan onayı' ile işlem tesis etmesini, 'usulde paralellik' ilkesinin bir ihlali olarak görmemiştir. Çünkü burada idarenin temel amacı, kendi iradesiyle bir tasarrufta bulunmak değil, yargının emrini yerine getirmektir. Bu nedenle, yargı kararının uygulanması amacıyla yapılan işlemlerde, normalde geçerli olan sıkı usul kuralları esnetilebilir.