Danıştay 13. Dairesi’nin 2016/4021 sayılı kararında, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını uygulamayan idarenin bu 'hareketsizliğinin' zımni ret işlemi olarak kabul edilip edilemeyeceği ve bu hareketsizliğe karşı yeni bir iptal davası açılıp açılamayacağı tartışılmıştır. Mahkemenin, bu tür bir davanın incelenmeksizin reddi yönündeki kararını onamasının hukuki gerekçesi nedir? Yargı kararını uygulamayan idareye karşı başvurulacak yollar nelerdir?
Danıştay 13. Dairesi'nin bu onama kararının hukuki gerekçesi, idarenin bir yargı kararını uygulamaması şeklindeki 'hareketsizliğinin', İYUK anlamında dava konusu edilebilecek yeni bir 'idari işlem' (zımni ret gibi) oluşturmamasıdır. Hukuki Gerekçe: 1. **İdari İşlem Niteliği Yoktur:** İdari işlemler, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. İYUK m. 10 ve 11'de düzenlenen zımni ret, kanunun özel olarak idarenin sessizliğine 'ret' anlamı yüklediği istisnai bir durumdur. Bir yargı kararını uygulamamak ise, kanunun 'uygula' şeklindeki emrine aykırı bir 'eylemsizliktir' ve bu eylemsizliğe kanun tarafından yeni bir 'idari işlem' niteliği tanınmamıştır. 2. **Mevcut Yolların Varlığı:** Kanun koyucu, yargı kararlarının uygulanmaması durumunda başvurulacak yolları İYUK m. 28'de özel olarak düzenlemiştir. Bu yollar varken, yeni bir iptal davası açılmasına olanak tanımak, kanunda öngörülmeyen bir dava yolu yaratmak anlamına gelir ve usul ekonomisine aykırıdır. Başvurulacak Yollar: Yargı kararını uygulamayan idareye karşı başvurulacak hukuki yollar şunlardır: - **Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açmak (İYUK m. 28/3):** İdarenin kararı uygulamaması bir 'ağır hizmet kusuru' teşkil ettiğinden, bu kusur nedeniyle uğranılan zararlar için ilgili idari mahkemede tam yargı davası açılabilir. - **Kamu Görevlisine Karşı Tazminat Davası Açmak:** İYUK m. 28/4 uyarınca bu yol kaldırılmıştır; dava sadece idare aleyhine açılabilir. Ancak kararı kasten yerine getirmeyen kamu görevlisinin disiplin ve ceza sorumluluğu devam eder. - **İcra Yoluyla Takip:** Eğer karar, belli bir miktar paranın ödenmesine ilişkinse, İYUK m. 28/2 uyarınca 30 günlük sürenin sonunda genel hükümlere (İİK) göre ilamlı icra takibi başlatılabilir. - **Suç Duyurusunda Bulunmak:** Yargı kararını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir. Danıştay, bu özel ve etkili yollar varken, idarenin eylemsizliğine karşı yeni bir iptal davası açılmasında hukuki yarar görmemiş ve bu tür bir davayı incelenmeksizin reddetmiştir.