Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/8205 sayılı kararında, 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçuna ilişkin davası, TCK m. 66/2 ve 67/4'teki zamanaşımı süreleri dikkate alınarak düşürülmüştür. Yaş küçüklüğünün (TCK m. 31/2), dava zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında nasıl bir etkisi vardır?
Yaş küçüklüğü, dava zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında dolaylı ancak önemli bir etkiye sahiptir. Bu etki, TCK m. 66/2'den kaynaklanmaktadır. Süreç şu şekilde işler: 1. **Temel Zamanaşımı Süresinin Belirlenmesi (TCK m. 66/1):** Öncelikle, suça ilişkin kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak temel dava zamanaşımı süresi belirlenir. Örneğin, TCK m. 142/1'deki nitelikli hırsızlık için cezanın üst sınırı 7 yıl olduğundan, TCK m. 66/1-e uyarınca temel zamanaşımı süresi 8 yıldır. 2. **Yaş Küçüklüğüne Göre İndirim (TCK m. 66/2):** TCK m. 66/2, 'Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürenin (TCK m. 66/1'deki sürenin) yarısının... geçmesiyle kamu davası düşer' hükmünü amirdir. Yani, 12-15 yaş grubundaki çocuklar için temel zamanaşımı süresi yarıya indirilir. Örneğimizdeki 8 yıllık süre, bu grup için 4 yıla düşer. 3. **Kesintili Zamanaşımı (TCK m. 67):** TCK m. 67'de sayılan kesme nedenleri (sorgu, tutuklama, iddianame vb.) varlığında zamanaşımı kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Ancak kesilen zamanaşımı süresi, TCK m. 67/4 uyarınca en fazla yarısı kadar uzayabilir. Bu uzamış süre, yaş küçüklüğü nedeniyle indirilmiş süre üzerinden hesaplanır. Örneğimizde, 4 yıllık sürenin yarısı 2 yıl olduğundan, kesintili (uzamış) zamanaşımı süresi 4 + 2 = 6 yıl olur. Yargıtay 2. CD'nin kararında da bu hesaplama yapılmış ve 26/11/2007 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar, durma süreleri hariç, 6 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Bu, yaş küçüklüğünün failin lekelenmeme hakkını korumak amacıyla zamanaşımı sürelerini de kısalttığını gösterir.