TCK m. 31/3, 15-18 yaş grubundaki çocukların işledikleri suçlarda 'irade yeteneğinin zayıf olduğunu normatif olarak kabul etmiştir'. Bu 'normatif kabul' ne anlama gelmektedir? Bu yaş grubundaki bir çocuğun, yaşıtlarına göre iradesinin son derece gelişmiş ve olgun olduğu iddia edilerek, ceza indiriminden yararlandırılmaması mümkün müdür?
'Normatif kabul', kanun koyucunun, belirli bir durumun varlığını tartışmasız ve ispata gerek olmaksızın bir kural olarak benimsediği anlamına gelir. TCK m. 31/3 bağlamında bu, fiili işlediği sırada 15-18 yaş aralığında olan her çocuğun, istisnasız olarak, davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinin bir yetişkine göre daha zayıf olduğunun kanuni bir karine olarak kabul edilmesidir. Bu 'normatif kabul'ün sonucu olarak, mahkemenin bu yaş grubundaki bir çocuk için 'acaba irade yeteneği zayıf mı, değil mi?' diye bir araştırma yapması yasaktır. Çocuğun fiili işlerken son derece planlı, soğukkanlı davranmış olması, zeki veya olgun bir görünüme sahip olması bu durumu değiştirmez. Kanun koyucu, bu yaş grubunun genel psikolojik ve nörolojik gelişim özelliklerini (dürtüsellik, risk alma eğilimi, sonuçları tam öngörememe vb.) dikkate alarak, bireysel farklılıklara bakılmaksızın tüm grup için bir 'azalmış kusur yeteneği' durumu olduğunu varsaymıştır. Dolayısıyla, bu yaş grubundaki bir çocuğun, yaşıtlarına göre iradesinin çok gelişmiş olduğu iddia edilerek TCK m. 31/3'te öngörülen zorunlu ceza indiriminden yararlandırılmaması kesinlikle mümkün değildir. Bu indirim, hakimin takdirine bağlı olmayan, emredici bir kanun hükmüdür. Hakimin takdiri, ancak TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesi gibi diğer aşamalarda çocuğun kişisel özelliklerini dikkate almakla sınırlıdır.