Fiili işlediği sırada 14 yaşında olan bir çocuğun ceza sorumluluğunun tespiti için, ÇKKY m. 20/2 ve 20/4 uyarınca 'sosyal inceleme raporu' ve 'adli tıp/psikiyatrist raporu' alınması zorunludur. Bu iki raporun işlevi ve birbiriyle ilişkisi nedir? Hakim, bu raporlarla bağlı mıdır, yoksa CMK m. 217 uyarınca serbestçe takdir hakkını kullanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249417

Bu iki rapor, 12-15 yaş grubundaki çocuğun kusur yeteneğinin tespiti için birbirini tamamlayan, ancak farklı işlevlere sahip, alınması zorunlu iki araçtır: 1. **Sosyal İnceleme Raporu (SİR):** Bu rapor, sosyal hizmet uzmanı veya psikolog gibi uzmanlar tarafından hazırlanır. Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığına dair bir sonuca varmaz. Bunun yerine, hakimin bu tespiti yapabilmesi için gerekli olan 'çevresel verileri' sunar. ÇKKY m. 20/3'te belirtildiği gibi, çocuğun içinde bulunduğu aile ortamı, sosyal ve ekonomik koşulları, eğitim durumu, arkadaş çevresi, fiziksel ve ruhsal gelişim süreci gibi olgusal durumları tespit eder. Bu rapor, çocuğun davranışlarının ardındaki sosyal ve psikolojik arka planı aydınlatır. 2. **Adli Tıp/Psikiyatrist Raporu:** Bu rapor ise, adli tıp uzmanı veya psikiyatrist tarafından, çocuğun 'bireysel yeteneklerini' tespit etmek amacıyla hazırlanır. Çocuğun zeka seviyesi, bilişsel fonksiyonları, dürtü kontrolü, muhakeme yeteneği gibi tıbbi ve psikiyatrik verileri içerir. Bu rapor, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tıbben ve bilimsel olarak ne durumda olduğuna dair bir uzman görüşü sunar. **Raporların İlişkisi ve Hakimin Takdiri:** Hakim, bu iki raporu birlikte değerlendirir. SİR, çocuğun içinde yaşadığı 'dış dünyayı'; adli tıp raporu ise çocuğun 'iç dünyasını' ve zihinsel kapasitesini aydınlatır. Hakim, bu iki rapordaki verileri, duruşmadaki gözlemlerini ve dosyadaki diğer delilleri birleştirerek nihai kararı verir. CGK'nın 2019/345 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hakim bu raporlarla bağlı değildir; bunlar birer delil değerlendirme aracıdır. Hakim, CMK m. 217 uyarınca delilleri serbestçe takdir etme yetkisine sahiptir. Ancak, raporların aksine bir karar verecekse, bunun gerekçesini (CMK m. 230) ikna edici bir şekilde açıklamak zorundadır. Raporları tamamen göz ardı ederek karar veremez.