TCK m. 31/1, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğunun olmadığını ve haklarında ceza kovuşturması yapılamayacağını belirtmektedir. Bu durum, çocuğun işlediği fiilin 'haksızlık' teşkil etmediği anlamına mı gelir, yoksa sadece 'kusurluluğun' ortadan kalktığını mı ifade eder? Bu ayrımın, özel hukuk (tazminat) sorumluluğu açısından bir sonucu var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249416

TCK m. 31/1, çocuğun işlediği fiilin 'haksızlık' teşkil etmediği anlamına gelmez; sadece ceza hukuku anlamında 'kusurlu' sayılamayacağını ifade eder. Bu ayrım çok önemlidir: 1. **Haksızlık ve Kusurluluk Ayrımı:** Ceza hukukunda bir fiilin suç sayılabilmesi için tipik, hukuka aykırı ve kusurlu olması gerekir. 0-12 yaş grubundaki bir çocuğun, örneğin bir başkasını yaralaması, fiilin tipik (TCK m. 86'daki tanıma uyan) ve hukuka aykırı (bir hukuka uygunluk nedeni yok) olduğu gerçeğini değiştirmez. Yani, çocuk bir 'haksızlık' işlemiştir. Ancak, kanun koyucu, bu yaş grubundaki çocukların işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek zihinsel ve ahlaki gelişime sahip olmadıklarını normatif ve mutlak bir karine olarak kabul ederek, onlara kusur atfedilemeyeceğine karar vermiştir. Dolayısıyla, fiil haksızlık teşkil etmeye devam eder, ancak failin kusuru yoktur. 2. **Ceza Sorumluluğu vs. Özel Hukuk Sorumluluğu:** Ceza sorumluluğunun olmaması, özel hukuk sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Borçlar Kanunu'na göre, haksız fiil sorumluluğu için 'kusur' aranmakla birlikte, ayırt etme gücü (temyiz kudreti) bulunmayan kişilerin verdikleri zararlardan sorumluluğu özel olarak düzenlenmiştir. Hakkaniyet gerektiriyorsa, hakim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin (örneğin TCK m. 31/1 kapsamındaki bir çocuğun) verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebilir. Ayrıca, çocuğun kanuni temsilcilerinin (veli, vasi) özen yükümlülüğünü ihlal etmeleri durumunda, onların da ayrı bir sorumluluğu doğabilir. Sonuç olarak, ceza sorumluluğunun olmaması, fiilin özel hukuk anlamında bir haksız fiil olduğu gerçeğini değiştirmez ve tazminat sorumluluğuna yol açabilir.