YİBBGK 2021/1 E. kararı, dava dilekçesinin davalı asıla tebliği gerektiğini belirtirken, Avukatlık Kanunu m. 171'deki 'Avukat, üzerine aldığı işi... sonuna kadar takip eder' hükmü ile nasıl bir denge kurmaktadır? İcra takibine itiraz, 'işin sonu' olarak kabul edilebilir mi?
YİBBGK kararı, Avukatlık Kanunu m. 171'deki 'işi sonuna kadar takip etme' zorunluluğunu, vekalet sözleşmesinin kapsamı ve HMK'daki dava açma usulleriyle birlikte yorumlayarak bir denge kurmaktadır. Kararın temel mantığına göre, 'iş' kavramı somut olarak tanımlanmalıdır. - **İşin Kapsamı:** Vekile verilen vekalet, 'icra takibine itiraz' işiyle sınırlı olabilir. Bu durumda avukatın görevi, itirazı usulüne uygun olarak yapmakla sona erer. İtiraz üzerine takibin durmasıyla bu 'iş' tamamlanmış sayılır. - **Yeni Bir İş:** Alacaklının açtığı 'itirazın iptali davası' ise, yeni ve bağımsız bir 'dava işi'dir. Avukatın bu yeni davayı da takip etme yükümlülüğü, ancak vekalet sözleşmesinde bu yönde açık bir talimat veya yetki varsa doğar. Genel dava vekaletnamesi dahi olsa, avukatın her yeni davayı takip etme mecburiyeti yoktur; bu, müvekkilin talimatına bağlıdır. - **Denge:** Dolayısıyla, YİBBGK kararı Av. K. m. 171'i yok saymamaktadır. Sadece, 'işin sonu' kavramını, vekilin üstlendiği spesifik görevle sınırlı yorumlamaktadır. İcra takibine itiraz, başlı başına bir 'iş'tir ve bu iş itirazın yapılmasıyla son bulur. İtirazın iptali davası ise, bu işin zorunlu bir devamı değil, alacaklının iradesiyle başlayan yeni bir hukuki süreçtir. Bu nedenle, bu yeni sürecin başlangıcını bildiren dava dilekçesinin, davayı takip edip etmeyeceği henüz belli olmayan vekile değil, davanın muhatabı olan asıla tebliği, hukuki güvenlik ve taraf teşkili açısından daha doğru bulunmuştur.