CMK m. 217 gerekçesinde, İngiltere ve ABD hukukundaki hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesine ilişkin sınırlamalardan bahsedilmektedir. Türk hukuk sisteminin CMK m. 217/2'deki 'hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delil' ifadesi, bu ülkelerdeki gibi bir takdir yetkisi veya istisna tanımakta mıdır? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/91 sayılı kararındaki yaklaşımı bu bağlamda analiz ediniz.
Hayır, Türk hukuk sistemi, CMK m. 217/2 ve Anayasa m. 38/6 uyarınca hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı konusunda mutlak bir yasak öngörmekte ve hakime İngiltere'deki gibi 'ağır kusur' veya ABD'deki gibi 'kaçınılmaz keşif' benzeri bir takdir yetkisi tanımamaktadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/91 sayılı kararı bu mutlak yasağı teyit eder niteliktedir. Kararda, CMK m. 140 (teknik araçlarla izleme) kapsamında tesadüfen elde edilen ve katalog suçlar dışında kalan bir suça ilişkin delilin, CMK m. 138'de (iletişimin denetlenmesi) olduğu gibi bir istisnai düzenleme bulunmadığından, yargılamada kullanılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu karar, kanunda açıkça bir istisnaya yer verilmediği sürece, hukuka aykırı (usulüne uygun olmayan) yöntemle elde edilen delillerin kategorik olarak hükme esas alınamayacağını, hakimin bu konuda bir takdir veya hakkaniyet değerlendirmesi yapamayacağını göstermektedir. Bu, Türk sisteminin temel hak ve özgürlüklerin korunmasını, maddi gerçeğe ulaşma amacının önüne koyan katı bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyar.