CMK Madde 217'nin gerekçesinde, Türk sisteminin Alman usulünden 'delil, iz, eser ve emareleri de ayrıca zikretmek suretiyle' ayrıldığı belirtilmektedir. Bu ayrımın, 'delillerin serbestliği' ilkesinin kapsamı ve hakimin delil değerlendirme sürecindeki rolü açısından yarattığı teorik ve pratik farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #249395

Bu ayrım, Türk ceza muhakemesi sisteminin delil kavramına daha geniş bir perspektiften yaklaştığını gösterir. Alman usulünde daha katı bir delil tanımı ve tasnifi varken, Türk sisteminin 'delil, iz, eser ve emare' gibi kavramları açıkça zikretmesi, maddi gerçeğe ulaşmada kullanılabilecek araçların sınırlandırılmadığını vurgular. Pratik olarak bu durum, hakime CMK m. 217/2 uyarınca 'hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille' suçun ispat edilebileceği konusunda daha geniş bir takdir alanı tanır. Ancak bu serbestlik, delillerin duruşmaya getirilip huzurda tartışılması (CMK m. 217/1) ve hukuka uygun elde edilmiş olması (CMK m. 217/2) şartlarıyla dengelenmiştir. Dolayısıyla, bu ayrım delil serbestliğini pekiştirirken, hakime delil niteliği taşıyabilecek her türlü bulguyu, usul kuralları çerçevesinde serbestçe değerlendirme ve vicdani kanaatini oluşturma imkanı verir.