Bir sanığın fiili hem 6136 sayılı Kanun'a muhalefet hem de TCK m. 315 (örgüte silah sağlama) suçlarını oluşturuyorsa, bu durumda hangi suçtan hüküm kurulmalıdır? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 25.01.2017 tarihli, 2017/379 K. sayılı ilamında benimsediği 'özel normun önceliği' ilkesini açıklayınız.
Bu durumda, 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, sanık hakkında sadece TCK m. 315'ten hüküm kurulmalıdır. Yargıtay'ın ilgili kararında belirttiği ve doktrinde de kabul gören mantık şudur: * **Genel Norm (6136 s.K.):** 6136 sayılı Kanun, ruhsatsız silah taşıma, nakletme gibi eylemleri genel olarak cezalandırır. Bu suçun oluşması için failin özel bir amaçla hareket etmesi gerekmez. * **Özel Norm (TCK m. 315):** TCK m. 315 ise, aynı nakletme veya taşıma fiilinin, çok daha özel bir saikle, yani 'silahlı terör örgütünün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla ve amaçlarını bilerek' işlenmesini düzenler. TCK m. 315, genel norm olan 6136 sayılı Kanun'daki suçun tüm unsurlarını (silah nakletme) içermekle birlikte, ondan fazlasını, yani 'örgütsel amaç' gibi özel bir unsuru da barındırmaktadır. Bu nedenle TCK m. 315, daha özel bir hükümdür. Suçların içtimaında, bir fiil hem genel hem de özel bir normu ihlal ediyorsa, fail sadece özel normdan cezalandırılır. Çünkü özel norm, o fiilin haksızlık içeriğini daha spesifik ve tam olarak karşılamaktadır. Yargıtay'ın anılan kararında da belirttiği gibi, TCK m. 315, içinde 6136 sayılı Kanun'daki suçu da 'barındırıp tükettiği' için, fail hakkında sadece TCK m. 315'ten hüküm kurulmalı, 6136'dan ayrıca ceza verilmemelidir. Bu, bir tür 'görünüşte içtima' halidir.