5237 sayılı TCK m. 53'ün Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptal edilmesi, kesinleşmemiş ceza davalarını nasıl etkilemektedir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik uygulaması nedir?
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli kararıyla TCK m. 53'ün bazı hükümlerinin (özellikle 1. fıkradaki bazı hak yoksunluklarının süresiz uygulanmasına ilişkin kısımların) iptal edilmesi, sanık lehine bir hukuki durum yaratmıştır. Bu nedenle, bu iptal kararının derdest olan, yani henüz kesinleşmemiş tüm ceza davalarında dikkate alınması zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, TCK m. 53 ile ilgili hüküm kurulmuş olan ve temyiz incelemesi sırasında önlerine gelen dosyalarda, mahkemenin kararını bu gerekçeyle bozmak veya CMUK m. 322 uyarınca düzelterek onamaktır. Örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/91 E. sayılı kararında, TCK m. 53'ün uygulanmasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılmış ve yerine 'Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK`nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına' şeklinde bir ibare eklenerek hüküm düzeltilmiştir. Bu, 'lehe kanun hükümlerinin geriye yürümesi' ilkesinin bir yansımasıdır ve mahkemeler, TCK m. 53'ü uygularken mutlaka AYM'nin iptal kararını ve sonrasında oluşan yeni hukuki durumu gözetmek zorundadır.