Bir ceza davasında yargılama gideri, 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesinde belirtilen terkin edilmesi gereken tutardan (örneğin 20 TL) az çıkmıştır. Mahkemenin bu giderin sanıktan tahsiline karar vermesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/476 Karar sayılı kararında bu durum nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24929

Mahkemenin, terkin edilmesi gereken tutardan az olan yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar vermesi, ilk bakışta hukuka aykırı gibi görünse de Yargıtay bu durumu doğrudan bir bozma nedeni olarak görmemektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu durum şu şekilde değerlendirilmiştir: Hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak olan yargılama giderleri de (örneğin, temyiz masrafları) toplam yargılama giderine dahildir. Bu nedenle, hüküm tarihinde terkin sınırının altında kalan bir meblağ, hüküm kesinleştiğinde bu sınırı aşabilir. Dolayısıyla, nihai yargılama gideri miktarının ne olacağı hükmün kesinleştiği tarihte belli olacaktır. Bu sebeple Yargıtay, bu konunun 'infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün' olduğuna işaret etmiştir. Yani, eğer hüküm kesinleştiğinde toplam yargılama gideri hala terkin sınırının altındaysa, bu gider infaz savcılığı tarafından Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmalı, sanıktan tahsil edilmemelidir. Mahkemenin hüküm anında verdiği tahsil kararı, bu nedenle mutlak bir bozma sebebi sayılmamıştır.