TCK m. 306 ve CMK m. 280/3'te düzenlenen sirayet ilkesinin uygulanabilmesi için CMK m. 306'nın gerekçesinde sayılan beş koşul nelerdir? Bu koşullardan 'bağlantı' unsuru nasıl anlaşılmalıdır?
CMK m. 306'nın gerekçesinde, sirayet ilkesinin uygulanabilmesi için gereken beş koşul şunlardır: 1. **Aynı Kararla Mahkumiyet:** Aynı mahkeme tarafından, aynı kararla (ilamla) birden çok sanığın mahkum edilmiş olması. 2. **Fiiller Arasında Bağlantı:** Sanıkların fiilleri arasında CMK m. 8'de tanımlanan nitelikte bir bağlantı bulunması. 3. **Kısmi Kanun Yolu Başvurusu:** Hükmün, Cumhuriyet savcısı, katılan veya sanıklardan bir veya birkaçı tarafından, tüm sanıkları kapsamayacak şekilde kanun yoluna (temyiz/istinaf) götürülmüş olması. 4. **Lehe Karar:** Kanun yolu incelemesi sonucunda hükmün, sanık yararına (lehe) bozulması veya lehe bir karar verilmesi. 5. **Uygulanma Olanağı:** Verilen lehe kararın, kanun yoluna başvurmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağının bulunması. **'Bağlantı' Unsurunun Anlamı:** Gerekçede atıf yapılan CMK m. 8'e göre bağlantı, 'bir kişinin birden çok suçundan veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden çok kişinin bulunmasından' kaynaklanır. Sirayet açısından bu, genellikle 'iştirak halinde işlenen suçlar' anlamına gelir. Yani, sanıkların aynı suçu iştirak (müşterek faillik, yardım etme, azmettirme) iradesiyle birlikte işlemiş olmaları gerekir. Aralarında hiçbir ilişki olmayan, aynı dosyada sadece usul ekonomisi gereği yargılanan farklı sanıkların durumunda, birinin lehine verilen karar diğerine kural olarak sirayet etmez. Çünkü lehe kararın gerekçesi (örneğin, meşru savunma koşullarının varlığı), diğer sanığın fiiliyle ilgili olmayabilir. Bağlantı, lehe kararın gerekçesinin diğer sanıklar için de geçerli olmasını sağlayan maddi ve hukuki bir köprü işlevi görür.