Terör örgütüne yardım suçunda, 17-25 Aralık 2013 tarihinin Yargıtay içtihatlarında bir 'milat' olarak kabul edilmesinin hukuki anlamı ve sonuçları nelerdir? Bu tarihten önceki eylemlerin cezalandırılmamasının temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24918

17-25 Aralık 2013 tarihinin Yargıtay tarafından bir 'milat' olarak kabul edilmesi, özellikle FETÖ/PDY'ye yardım suçlarında suçun 'manevi unsuru' olan 'bilerek ve isteyerek yardım etme' kastının tespitiyle doğrudan ilgilidir. Bu tarihin hukuki anlamı ve sonuçları şunlardır: **Hukuki Anlamı:** Yargıtay, bu tarihten önce FETÖ/PDY'nin toplumun geniş bir kesimi tarafından bir 'cemaat' veya 'sivil toplum hareketi' olarak algılandığını, yapının gerçek amacının ve bir terör örgütü niteliği taşıdığının kamuoyu tarafından genel olarak bilinmediğini kabul etmektedir. 17-25 Aralık 2013'te yaşanan ve 'MİT tırları' ile 'yargı darbesi girişimi' olarak nitelendirilen olayların, bu yapının devlet otoritesini hedef alan illegal bir örgütlenme olduğu yönündeki algıyı ortaya çıkaran ve yaygınlaştıran bir dönüm noktası (milat) olduğunu değerlendirmektedir. **Sonuçları ve Gerekçesi:** 1. **Manevi Unsurun Yokluğu:** Bu milattan önce, yapının gerçek yüzü bilinmediği için, bu yapıya ait olduğu sonradan anlaşılan kurumlara (okul, dershane, banka, sendika, dernek vb.) yapılan yardımların veya bu kurumlarla girilen ilişkilerin, 'suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme' kastıyla yapıldığının kabulü mümkün değildir. Failin, yardım ettiği yapının bir 'terör örgütü' olduğunu 'bilmesi' şeklindeki manevi unsur bu dönem için oluşmamıştır. 2. **Hata Hükümleri (TCK m. 30):** Bu dönemdeki eylemler, en azından TCK m. 30'daki 'hata' hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Fail, eyleminin bir suç örgütüne yardım teşkil ettiği konusunda kaçınılmaz bir yanılgı içindedir ve bu durum kastı ortadan kaldırır. 3. **Cezalandırılmama Gerekçesi:** Bu tarihten önceki eylemlerin (örneğin Bank Asya'ya para yatırma, sendikaya üye olma) cezalandırılmamasının temel gerekçesi, suçun manevi unsurunun (bilme ve örgütsel amaçla hareket etme saiki) ispat edilememesidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/11549 E. sayılı kararında da, 'cemaat olarak bilindiği dönem' ve 'hukuk dışı operasyonel eylemlerinden sonra irtibatını kesme' vurgusu, bu milat kabulünün temelini oluşturur. Ancak bu milattan sonra, özellikle örgüt liderinin talimatı sonrası yapılan ve rutin dışı olan eylemler, 'bilerek ve isteyerek' yapılmış kabul edilerek cezalandırılabilmektedir (sen.av.tr/tr/makale/orgute-yardım-sucu-ile-ilgili-son-mulahazalar).