Bir sanık hakkında, derdest bir örgüt üyeliği davası devam ederken, temadinin kesildiği yakalama tarihinden sonraki eylemlerine ilişkin olarak yeni bir dava açılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, mahkemenin bu iki dava arasında nasıl bir ilişki kurması ve yargılamayı nasıl yürütmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24916

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örn: Yargıtay 16. CD, 2017/2498 E.), örgüt üyeliği mütemadi (kesintisiz) bir suç olduğundan ve temadi kural olarak yakalama ile kesildiğinden, bu tür bir durumda mahkemenin mükerrer yargılamayı önlemek ve delilleri bir bütün halinde değerlendirmek için şu adımları izlemesi gerekir: 1. **Dosyaların Tespiti ve Araştırılması:** Mahkeme öncelikle, sanık hakkında aynı örgüte üyelik suçundan başka soruşturma veya dava olup olmadığını UYAP ve diğer kayıtlar üzerinden araştırmalıdır. 2. **Dosyaların Birleştirilmesi:** Eğer ikinci dava da aynı veya bağlantılı bir mahkemede derdest ise, CMK m. 8 ve m. 16 uyarınca aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirilmesine karar verilmelidir. Birleştirme, tüm delillerin tek bir dosyada toplanarak bir bütün halinde değerlendirilmesini ve çelişkili kararların önlenmesini sağlar. 3. **Birleştirme Mümkün Değilse Dosyanın Getirtilmesi:** Eğer dosyaların birleştirilmesi mümkün değilse (örneğin, biri kesinleşmişse veya farklı yargı çevrelerindeyse), diğer dosyanın onaylı bir suretinin getirtilerek incelenmesi zorunludur. Bu, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde yapılmalıdır. 4. **Kesinti Anının Tespiti ve Bütüncül Değerlendirme:** Mahkeme, dosyaları birleştirdikten veya inceledikten sonra, ilk suçun temadisinin ne zaman (yakalanma, tutuklanma, ilk iddianamenin düzenlenmesi vb.) kesildiğini net olarak tespit etmelidir. Daha sonra, kesintiden önceki eylemlerin ilk suçu, kesintiden sonraki eylemlerin ise (eğer unsurları oluşmuşsa) ikinci bir üyelik suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirmelidir. Tüm deliller (hem eski hem yeni eylemlere ilişkin) bir bütün olarak ele alınmalı ve sanığın hukuki durumu buna göre tayin edilmelidir. Bu usule uyulmadan, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde bozma nedeni olarak kabul edilmektedir (sen.av.tr/tr/makale/suc-orgutunden-dolayi-ayni-kisiye-birden-fazla-ceza-verilebilir-mi).