Bir sanık hakkında TCK m. 220 kapsamında iki ayrı suç örgütüne üyelik davası bulunmaktadır. Birinci davada hukuki ve fiili kesinti gerçekleşmiş ve sanık mahkum olmuştur. İkinci davada, ilk davaya konu olmayan yeni eylemlerle üyelik iddia edilmektedir. Mahkeme, ikinci üyelik suçunun varlığını tespit ederken, ilk davadaki eylemleri hangi ölçüde dikkate alabilir? Bu durum 'delillerin bütün olarak değerlendirilmesi' ilkesiyle nasıl ilişkilendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24908

Bu durumda mahkemenin, 'ne bis in idem' ilkesini ihlal etmeden 'delillerin bütün olarak değerlendirilmesi' ilkesini uygulaması gerekir. İzlenmesi gereken yol şudur: 1. **İlk Davanın Kapsamının Belirlenmesi:** Mahkeme öncelikle, kesinleşmiş olan ilk mahkumiyet hükmünün hangi eylem ve faaliyetlere dayandığını net bir şekilde saptamalıdır. İlk hükme esas alınan ve mahkemece sabit görülen tüm deliller ve eylemler, ikinci davanın mahkumiyet gerekçesi yapılamaz. Bu, mükerrer yargılama ve cezalandırma yasağının bir gereğidir (Yargıtay 16. CD, 2015/2186 E.). 2. **Yeni ve Bağımsız Eylemlerin Tespiti:** İkinci davada mahkumiyet kararı verilebilmesi için, hukuki ve fiili kesintiden (ilk suçun tamamlandığı andan) 'sonra' gerçekleşen, ilk davada yargılama konusu yapılmamış yeni örgütsel eylemlerin varlığı somut delillerle ispatlanmalıdır. 3. **Delillerin Bütün Olarak Değerlendirilmesi:** Mahkeme, ilk davaya konu eylemleri, ikinci suçun varlığını ispatlamak için doğrudan delil olarak kullanamasa da, sanığın örgütsel konumunu, niyetini (kastını) ve ikinci suç dönemindeki eylemlerinin örgütsel niteliğini anlamak ve yorumlamak için 'dolaylı delil' veya 'yan delil' olarak dikkate alabilir. Örneğin, ilk davadaki eylemler, sanığın örgüt içindeki yerini ve örgütün amaçlarını bildiğini gösteriyorsa, bu bilgi, ikinci dönemdeki eylemlerinin de aynı örgütsel bilinçle yapıldığına dair bir kanaat oluşturmada hakime yardımcı olabilir. Sonuç olarak, ilk davadaki eylemler ikinci suçun 'maddi unsurunu' oluşturamaz ancak ikinci suçun 'manevi unsurunun' (kast, saik) ve eylemlerin 'örgütsel niteliğinin' yorumlanmasında bir bütünlük içinde değerlendirilebilir. Mahkeme, kararının gerekçesinde, ikinci suçun hangi yeni, somut ve bağımsız eylemlere dayandığını açıkça göstermek zorundadır (sen.av.tr/tr/makale/suc-orgutunden-dolayi-ayni-kisiye-birden-fazla-ceza-verilebilir-mi).