Bir sanığın 'tasarlayarak öldürme' (TCK m. 82/1-a) suçunu işlediğine kanaat getirebilmek için, öldürme kararını ne zaman aldığının kesin olarak saptanamadığı ancak fiili planlayarak ve hazırlık yaparak işlediğinin anlaşıldığı durumlarda, mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerekir? Bu durum 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24907

Bu durumda mahkemenin, tasarlama nitelikli halini uygulamayıp sanığı TCK m. 81 uyarınca 'kasten öldürme' suçunun basit halinden cezalandırması gerekir. Bunun temel nedeni, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 1. CD, 2016/2998 E.), tasarlamanın varlığı için aranan unsurlardan biri, 'failin suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında, ruhi sükunete ulaşmaya yetecek makul bir sürenin geçmesi' ve failin bu süreye rağmen 'kararında sebat ve ısrar' göstermesidir. Bu, failin öldürme kararını 'önceden' almış olmasını gerektirir. Eğer yargılama sonucunda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığı kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanamıyorsa, tasarlamanın en temel unsurlarından biri olan 'önceden karar verme' ve 'kararda sebat gösterme' unsurları ispatlanamamış demektir. Sanığın fiili planlı ve hazırlıklı işlemesi, tasarlamanın varlığı için güçlü bir emare olsa da, tek başına yeterli değildir. Belki de sanık, anlık bir hiddetle öldürme kararı almış ve bu kararı aldıktan hemen sonra elindeki imkanlarla hızlı bir plan yaparak eylemi gerçekleştirmiştir. Bu durumda, tasarlamanın gerektirdiği 'soğukkanlı düşünme ve ruhi sükunete ulaşma' süreci yaşanmamış olabilir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi, suçun unsurlarının veya cezayı ağırlaştıran nitelikli hallerin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilemediği durumlarda, şüphenin sanık lehine yorumlanmasını emreder. Tasarlamanın varlığı şüpheli kaldığında, bu nitelikli hal yok sayılarak sanığın daha lehe olan temel suç tipinden (TCK m. 81) cezalandırılması gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 20.09.2021 tarihli, 2021/12484 K. sayılı kararında da, 'sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının kesin olarak saptanamadığı, tasarlamanın koşullarının oluştuğuna ilişkin yeterli ve inandırıcı delillerin bulunmadığı' durumlarda, oluşan şüpheli durumun sanık lehine yorumlanması gerektiği belirtilmiştir.