Bir kişi, 16 yaşındaki sevgilisinin rızasıyla çektiği müstehcen görüntüleri telefonunda saklamaya devam etmektedir. Bu kişinin eylemi TCK açısından nasıl nitelendirilmelidir? Bu olayda çocuğun rızasının hukuki bir etkisi var mıdır?
Bu kişinin eylemi, tek bir fiil ile birden fazla suçu oluşturmaktadır ve TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan, yani TCK m. 226/3-1. cümledeki 'müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanma' suçundan cezalandırılmalıdır. Eylemin hukuki analizi şöyledir: 1. **Müstehcen Görüntü Üretme Suçu (TCK m. 226/3-1):** Sanığın, 18 yaşından küçük olan mağdurun müstehcen görüntülerini cep telefonuyla çekip kaydetmesi, bu içeriği taşıyan bir 'ürünü' meydana getirmesi, yani 'üretmesi' anlamına gelir. Bu eylem, TCK m. 226/3-1. cümledeki suçu oluşturur. 2. **Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m. 134):** Görüntülerin rızayla çekilmiş olsa bile, sonrasında rızaya aykırı olarak saklanmaya devam edilmesi, TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturabilir. 3. **Çocuğun Rızasının Etkisi:** Çocuk pornografisi suçunda (TCK m. 226), mağdurun rızası hiçbir yaşta eylemi hukuka uygun hale getirmez. Cinsel istismar suçundan farklı olarak (15 yaş üstü çocuğun rızası suçu ortadan kaldırabilir), müstehcenlik suçunda korunan hukuki değer sadece çocuğun cinsel dokunulmazlığı değil, aynı zamanda toplumun genel ahlakı ve çocukların bir cinsel obje olarak kullanılmasının önlenmesidir. Bu nedenle, 18 yaşından küçük olan mağdurun rızası olsa dahi, fail TCK m. 226'dan tam olarak sorumlu tutulur. Rıza, hukuken geçersizdir. **Sonuç:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/591 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda tek fiille birden fazla suç oluştuğundan TCK m. 44 uygulanır. Cezası daha ağır olan TCK m. 226/3-1. cümledeki suçtan (5-10 yıl hapis) mahkumiyet kararı verilmesi gerekir.