AYM'nin Ayşe Tezel ve Diğerleri kararında, vakfiyedeki cinsiyete dayalı ayrımcı hükmün, 1982 Anayasası'nın 10. (eşitlik) ve 35. (mülkiyet hakkı) maddelerini ihlal ettiğine karar verilirken, 'kamu makamlarının rolü' nasıl değerlendirilmiştir? Özel bir belge olan vakfiyedeki bir hükümden dolayı devletin sorumluluğu nasıl doğmuştur?
Devletin sorumluluğu, özel kişiler arasındaki bir hukuki ilişkiden (vakfiye) kaynaklanan hak ihlallerine karşı 'pozitif yükümlülüklerini' yerine getirmemesi nedeniyle doğmuştur. AYM'nin değerlendirmesi şu mantığa dayanır: 1. **Yatay Etki (Drittwirkung):** Anayasa'nın 10. ve 35. maddeleri, sadece devlete karşı ileri sürülebilen haklar değildir. Devletin, temel hak ve özgürlükleri özel kişilerin müdahalelerine karşı da koruma (pozitif) yükümlülüğü vardır. Bu, temel hakların özel hukuk ilişkilerinde de (yatay etki) dolaylı olarak geçerli olması anlamına gelir. 2. **Yargı Kararının Rolü:** Başvuru konusu olayda ihlalin kaynağı, doğrudan 1722 tarihli vakfiye değil, bu vakfiyeyi 21. yüzyılda yorumlayarak uygulayan ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın devamına izin veren 'yargı kararıdır'. Derece mahkemeleri ve Yargıtay, vakfedenin iradesini Anayasa'nın emredici hükümlerinden (eşitlik ilkesi gibi) üstün tutarak bir karar vermişlerdir. Bu karar, bir 'kamu gücü' işlemidir. 3. **Kamu Düzeni ve Anayasal Değerler:** Yargı organları, özel hukuk uyuşmazlıklarını çözerken dahi Anayasa'nın temel ilkelerine ve kamu düzenine uygun hareket etmek zorundadır. Cinsiyet eşitliği, günümüz Türk kamu düzeninin temel bir parçasıdır. Mahkemelerin, açıkça anayasal eşitlik ilkesine aykırı olan bir özel hukuk tasarrufunu (vakfiye hükmünü) günümüzde geçerli sayarak uygulaması, devletin ayrımcılığı önleme yönündeki pozitif yükümlülüğünü ihlal etmesidir. Sonuç olarak, devletin sorumluluğu, eski bir özel hukuk belgesini olduğu gibi uygulamasıyla değil, bu belgeyi günümüz anayasal değerler süzgecinden geçirmeden, ayrımcı sonuçlar doğuracak şekilde yorumlayan ve uygulayan yargı kararları aracılığıyla ortaya çıkmıştır. İhlal, yargı organlarının bu eylemsizliği ve yanlış yorumundan kaynaklanmıştır (www.zulkufarslan.av.tr/mazbut-vakfin-galle-fazlasi/).