Ceza muhakemesinde, mahkumiyetin 'tek veya belirleyici delilinin' sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanık beyanı olması durumunda, 'tanık sorgulama hakkı' (İHAS m. 6/3-d) ihlalinin önlenmesi için mahkemenin uygulaması gereken üç aşamalı testi (Al-Khawaja ve Tahery testi) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24895

AYM ve İHAM içtihatlarıyla geliştirilen ve 'Al-Khawaja ve Tahery testi' olarak bilinen üç aşamalı test, duruşmada sınanamayan bir tanık beyanının delil olarak kullanılmasının adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediğini denetlemek için kullanılır. Bu testin aşamaları şunlardır: 1. **Aşama: Tanığın Yokluğu İçin Geçerli Bir Neden Var Mı?** Mahkeme öncelikle, tanığın duruşmada neden hazır edilemediğini araştırmalıdır. Tanığın ölümü, ciddi bir hastalık, ulaşılması imkansız bir yerde olması veya tanığın korunması amacıyla kimliğinin gizlenmesi gibi durumlar 'geçerli bir neden' sayılabilir. Ancak, mahkemenin tanığı duruşmaya getirmek için makul tüm çabayı (zorla getirme, SEGBİS ile dinleme imkanını araştırma vb.) göstermesi gerekir. Geçerli bir nedenin olmaması, ihlal şüphesini güçlendirir. 2. **Aşama: Tanık Beyanı 'Tek veya Belirleyici Delil' Mi?** Mahkeme, sanığın sorgulayamadığı bu tanık beyanının, mahkumiyet kararının temelini oluşturup oluşturmadığını değerlendirmelidir. Eğer bu beyan olmasaydı, diğer deliller mahkumiyet için yetersiz kalacaksa, bu beyan 'belirleyici delil' niteliğindedir. Eğer başka hiçbir delil yoksa, 'tek delil'dir. Eğer mahkumiyeti destekleyen başka önemli ve bağımsız deliller varsa, bu beyan belirleyici olmayabilir. 3. **Aşama: Yeterli Karşı Dengeleyici Güvenceler Sağlandı Mı?** Eğer tanık beyanının tek veya belirleyici delil olduğu tespit edilirse, mahkemenin, savunma tarafının tanığı sorgulayamamasından kaynaklanan dezavantajı telafi edecek 'karşı dengeleyici güvenceler' sağlaması zorunludur. Bu güvencelerden bazıları şunlardır: a) Sanığa, tanığın beyanının güvenilirliğine ve tutarlılığına etkin bir şekilde itiraz etme imkanı tanınması. b) Tanık beyanını destekleyen veya çürüten başka delillerin (adli tıp raporları, başka tanık beyanları, sanığın lehine deliller) titizlikle toplanıp değerlendirilmesi. c) Sanığa, olayın kendi versiyonunu anlatma ve kendi delillerini sunma konusunda tam bir fırsat verilmesi. d) Hakimin, tanığın yokluğunda beyanının delil değerini değerlendirirken özel bir dikkat ve ihtiyat göstermesi ve bunu kararında gerekçelendirmesi. Bu üç aşamalı testin herhangi bir adımında ciddi bir eksiklik olması, özellikle de belirleyici delil söz konusu olduğunda yeterli dengeleyici güvencenin sağlanmaması, tanık sorgulama hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlaline yol açar (sen.av.tr/tr/makale/belirleyici-delilin-tanik-beyani-olmasi-ve-tanigi-sorgulama-hakki).