Tasarlayarak öldürme (TCK m. 82/1-a) ile haksız tahrik (TCK m. 29) kurumlarının bir arada uygulanması, teorik olarak neden çelişkili görülmektedir? Yargıtay'ın bu iki kurumun bir arada uygulanabileceğini kabul eden içtihadının hukuki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24894

Bu iki kurumun bir arada uygulanmasının teorik olarak çelişkili görülmesinin temel nedeni, tasarlamanın 'soğukkanlılık teorisi' ile açıklanmasıdır. Bu teoriye göre tasarlama, failin 'hiddet veya şiddetli elemden' arınarak 'ruhi sükunete' ulaştıktan sonra soğukkanlılıkla eylemini işlemesidir. Haksız tahrik ise, tam tersine, failin 'haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında' suç işlemesini gerektirir. Dolayısıyla, bir failin aynı anda hem hiddet ve elem içinde (tahrik altında) hem de bu duygulardan arınmış ve soğukkanlı (tasarlıyor) olması mantıksal bir çelişki olarak görülür. Ancak Yargıtay, yerleşik içtihatlarında bu iki kurumun bir arada uygulanabileceğini kabul etmektedir (örn: Yargıtay 1. CD, 2014/4839 E.). Bu kabulün hukuki mantığı, tasarlamanın sadece 'soğukkanlılık' ile değil, aynı zamanda 'plan kurma' boyutuyla ele alınmasına dayanır: 1. **Tahrikin Etkisinin Sürekliliği:** Haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elem, her zaman anlık bir tepkiye yol açmaz. Özellikle ağır ve sürekli haksız fiiller (örneğin, sürekli şiddet, aldatma, bir yakının öldürülmesi), failin ruhunda uzun süre devam eden ve sükunete ulaşmasını engelleyen derin bir elem ve öfke hali yaratabilir. 2. **Plan Kurma Yeteneği:** Fail, bu sürekli elem ve öfke halinin 'etkisi altındayken' dahi, intikam veya tepki eylemini planlayabilir. Yani, failin duygusal olarak çöküntü içinde olması, zihinsel olarak bir plan yapma, hazırlık yapma ve suçu kurgulama yeteneğini ortadan kaldırmaz. Hatta bu yoğun duygusal durum, daha detaylı bir plan yapmaya itici bir güç dahi olabilir. 3. **Fiili İmkansızlık:** Bazen fail, haksız fiile maruz kaldığı anda tepki verme imkanına sahip olmayabilir (örneğin, failin hapiste olması, mağdurun uzakta olması). Bu durumda fail, tahrikin etkisi devam ederken, gelecekte gerçekleştireceği eylemi tasarlamak zorunda kalabilir. Sonuç olarak Yargıtay, failin haksız tahrikin yarattığı hiddet ve elem etkisi altındayken, bu etki henüz geçmeden, eylemini planlayarak, kurgulayarak ve hazırlık yaparak işlemesinin mümkün olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda fail, hem haksız tahrik indiriminden yararlanır hem de eylemi tasarlayarak işlediği için TCK m. 82/1-a'dan sorumlu tutulur (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-oldurme-sucu-ve-haksiz-tahrik).